İzmir Ekonomi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Sarphan Uzunoğlu ve Araştırma Görevlisi Saba Çevik’in imzasını taşıyan “Doğaçlamadan Stratejiye: Türkiye’de Bağımsız Medyanın Geleceği” raporunda Türkiye’de bağımsız medyanın sürdürülebilirliğine Medyascope, Fayn ve Gazete Duvar örnekleriyle mercek tutuluyor.
İzmir Ekonomi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Sarphan Uzunoğlu ve Araştırma Görevlisi Saba Çevik tarafından Türkiye’de bağımsız gazeteciliğin sürdürülebilirliğini konu alan “Doğaçlamadan Stratejiye: Bağımsız Medyanın Geleceği” raporu hazırlandı.
Rapor hakkında 26 Ocak tarihinde İstanbul Beyoğlu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Dr. Sarphan Uzunoğlu’nun sunumunun yanı sıra ulusal ve yerel medyadan katılan temsilciler ile fikir alışverişinde bulunuldu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Gündem Fethiye’yi temsilen Yazı İşleri Müdürü Burak Necip Başar da toplantıya katıldı.
Rapora bakıldığında ise Türkiye’de bağımsız dijital haber medyasının sürdürülebilirliğinin siyaset, ekonomi ve teknoloji ekseninde ele alındığı belirtiliyor. Raporun sonucu olarak ise “Türkiye’de bağımsız gazetecilik artık bir iş modeli olmaktan çok, sürekli yeniden kurulan bir hayatta kalma pratiği” ifadesine yer veriliyor.
Dr. Uzunoğlu, rapor ile birlikte bağımsız medyayı ideal ve evrensel modeller üzerinden ölçmekten ziyade, gazetecilerin gerçek koşullar altında nasıl ayakta kaldığını anlamanın amaçlandığını vurguluyor ve şu ifadelere yer veriyor:
“Türkiye’de bağımsız medya için mesele artık ‘iyi bir iş modeli’ kurmaktan çok, siyasal baskı, ekonomik kırılganlık ve platform bağımlılığı arasında editoryal bütünlüğü ve kurumsal sürekliliği koruyabilmek. Bu nedenle rapor, sürdürülebilirliği yalnızca finansal performansla değil; etik tutarlılık, kurumsal öğrenme ve okurla kurulan ilişkinin niteliğiyle birlikte ele alıyor. Bu yaklaşım, bağımsız gazeteciliği bir başarı ya da başarısızlık anlatısı yerine, kırılgan ama yaratıcı bir direnç alanı olarak okumayı mümkün kılıyor.”


EKONOMİ VE ALGORİTMALAR
Türkiye’de bağımsız medyanın ekonomik kırılganlığının, siyasal ve yapısal faktörlerle iç içe geçtiği vurgulanan raporda, reklam gelirlerinin iktidara yakın medyada yoğunlaştığı ve kamu ilanlarının da eleştirel yayıncılığı sınırlayan bir konumda olduğu ifade ediliyor.
Google’ın 2024 ve 2025’te yaptığı algoritma güncellemelerinin etkisine de değinilen raporda, güncellemelerle birlikte bazı bağımsız haber sitelerinin görünürlüğü yüzde 30 ila 80 arasında düşüş yaşadığı aktarılıyor.
Haber odalarının nedenini tam olarak teşhis edemedikleri bir ‘algoritmik şok’ ile karşı karşıya kaldığının altı çizilerek bu durumun gelir kaybına ve kurumsal istikrarsızlığa neden olduğu belirtiliyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Türkiye’de bağımsız medyanın yalnızca sansür uygulamalarıyla değil, daha çok ‘hukuki çerçevenin öngörülemezliği, düzenleyici süreçlerin belirsizliği ve zaman zaman devreye giren idari yaptırımlar’ tarafından etkilendiği ifade edilen raporda, “RTÜK ve BTK gibi kurumların müdahaleleri her zaman doğrudan bir yaptırımla sonuçlanmasa da, haber odaları açısından daha temkinli hareket etmeyi zorunlu kılan bir belirsizlik alanı yaratıyor” deniliyor.
Bu durumun ise gazeteciler açısından başlı başına bir risk ve stres unsuru oluşturduğunu aktarılıyor.
Bağımsız medya, kamusal görünürlük ile kurumsal sürdürülebilirlik arasında hassas bir denge kurmaya çalıştığına dikkat çeken rapor, bu durumu “yönetilen belirsizlik” kavramıyla tanımlıyor.
MEDYASCOPE, FAYN VE GAZETE DUVAR
Raporda; Medyascope, Fayn ve faaliyetlerine son veren Gazete Duvar incelenerek araştırma somutlaştırılıyor.
Üç kurum raporda, şu şekilde özetleniyor:
“Medyascope, bağışlar, okur gelirleri ve platform kazançlarını bir arada kullanan çoklu finansman modeliyle raporda görece dayanıklı bir örnek olarak öne çıkıyor. Deneme-yanılma yoluyla geliştirilen bu model, zamanla kurumsal bir stratejiye dönüşmüş durumda.
Fayn ise ölçeklenme yerine topluluk inşasına odaklanan bir yol izliyor. Abonelik ve katılımcı okur ilişkileri, algoritmik dalgalanmalara karşı bir tampon işlevi görüyor; ancak rapora göre bu yaklaşım da büyüme kapasitesi ve iş yükü açısından kendi sınırlarını barındırıyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Gazete Duvar’ın kapanışı ise raporda özellikle vurgulanan bir kırılma noktası. Yüksek erişim ve görünürlüğün sürdürülebilirlik anlamına gelmediğini gösteren bu örnek, algoritmalara ve yatırımcıya aşırı bağımlılığın ne kadar kırılgan bir zemin yarattığını ortaya koyuyor.”


“YAŞAYABİLİRLİK” KAVRAMI
Uluslararası medya sürdürülebilirliği ölçütlerinin Türkiye gibi baskının ve belirsizliğin yoğun olduğu ülkelerde yetersiz kaldığını savunan raporda, ‘yaşayabilirlik’ kavramının yalnızca gelir-gider dengesiyle ölçülemeyeceği belirtiliyor ve “Editoryal bağımsızlık, etik tutarlılık, kurumsal öğrenme ve okur güveni, ekonomik göstergeler kadar belirleyici” deniliyor.
Türkiye’de bağımsız medyanın, çoğu zaman ayakta kalabilmek için kendi önceliklerini ve çalışma biçimlerini sürekli yeniden müzakere etmek zorunda kaldığı belirtilen raporda; bu süreç, “doğaçlama” kavramıyla tanımlanıyor: “Krizlere verilen yaratıcı ama çoğu zaman geçici yanıtlar.”
DOĞAÇLAMADAN STRATEJİYE
Bağımsız medya kuruluşları için asıl ihtiyacının gelir çeşitliliğini rastlantısal değil stratejik biçimde ele almak olduğu vurgulanan raporda, okurla daha şeffaf, katılımcı ve uzun soluklu ilişkiler kurmak; algoritmalara bağımlılığı azaltacak alternatif dağıtım yolları geliştirmek gibi önerilerde bulunuyor.
Yerel sivil toplum kuruluşları ve medya destek örgütleri için ise hukuk, teknoloji, veri analizi ve iş geliştirme alanlarında ortak altyapıların oluşturulması önerisini sunuyor.
Uluslararası fon sağlayıcılar ve bağışçılara da önerilerde bulunulan raporda, kısa vadeli ve çıktı odaklı proje desteklerinin sınırlarına değiniliyor.
Raporda, bağımsız medyanın gerçek anlamda güçlenebilmesi için esnek, çok yıllı ve kurumsal kapasiteyi önceleyen finansman modellerine ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiliyor.
Türkiye’de bağımsız gazeteciliğin yaşadığı krizin, yalnızca medya sektörünün iç meselesi olmadığına dikkat çekilen raporda krizin, kamusal tartışma alanını, kolektif hafızayı ve toplumun doğru bilgiye erişim hakkını doğrudan etkilediğine dikkat çekiliyor: “Gazeteciliğin ayakta kalma mücadelesi, aynı zamanda demokratik kamunun asgari bilgi altyapısının da mücadelesi anlamına geliyor.”
Araştırmanın yalnızca gazeteciler için değil; akademisyenler, politika yapıcılar ve medya destekçileri için de güçlü bir uyarı niteliği taşıdığı bildiriliyor: “Türkiye’de bağımsız medyanın geleceği artık ‘istikrarın’ değil, tasarlanmış dayanıklılığın meselesi.”
Raporu incelemek için tıklayın
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!








