Datça Demokrasi Platformu, dün (3 Şubat) Migros depo işçilerinin direnişine destek açıklaması yaptı. Direnişin kırılması için her yolun denendiği belirtilen açıklamada, işçilerin kararlığının bu engelleri aşacağı vurgulandı.
Migros’a taşeron olarak hizmet veren US Grup depolarında çalışan işçiler 23 Ocak Cuma günü çalışma koşulları ve maaşlara yapılan zammın yetersiz bulunması nedeniyle iş bıraktı.
Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde sürdürülen işçi grevi nedeniyle Migros, dün (27 Ocak) Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimle dağıtım merkezlerinde görev yapan 7 bin 875 çalışanın kadroya geçirileceğini duyurdu. Açıklamadan sonra greve devam eden 141 işçi ise Kod 49 ile işten çıkarıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Grev, 31 Ocak’ta Migros’un da içinde bulunduğu Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın evinin önünde devam etti. Burada toplanan işçilere polis müdahale etti ve 100 kişi gözaltına alındı.
Muğla’nın Datça ilçesinde 186 haftadır devam eden Adalet ve Barış Buluşmaları’nda dün Datça Demokrasi Platformu tarafından konuya ilişkin bir basın açıklaması yapıldı.
Boykot çağrısı yapılan eylemde basın açıklamasını Platform adına Gönül Mesci okudu.
Migros depo işçilerinin yanında olduklarına vurgu yapılan açıklamada, şunlar söylendi:
“Emekçi halkımızın onurlu mücadelesi, Migros depo işçilerinin açlık ücretlerine karşı başlattığı direnişle yeni bir safhaya giriyor. Sermaye sahiplerinin sömürü düzenine karşı yükselen bu ses, kolluk güçlerinin sert müdahaleleriyle bastırılmaya çalışılıyor. Ancak, işçilerin haklı talepleri karşısında hiçbir şiddet politikası başarılı olamayacaktır. Bizler, emekten yana tüm kesimler olarak, Migros depo işçilerinin yanında yer alıyor, onların mücadelesini selamlıyor ve kazanana kadar omuz omuza olmayı taahhüt ediyoruz.”


“İŞÇİLER; İNSANCA BİR ÜCRET, SENDİKAL HAKLAR VE İŞ GÜVENCESİ TALEP EDİYOR”
Migros depo işçilerinin düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve temel haklarının gasbı karşısında sessiz kalmadığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Açlık sınırının altında kalan maaşlara, uzun mesai saatlerine ve güvencesiz istihdama karşı başlattıkları direniş, patronların kar hırsını doğrudan hedef alıyor. Bu direniş, yalnızca Migros’la sınırlı değil; Bim gibi diğer zincir marketlerin de benzer sömürü politikalarına karşı bir isyan niteliği taşıyor. İşçiler; insanca bir ücret, sendikal haklar ve iş güvencesi talep ediyor. Bunlar, en temel insan haklarıdır ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“EMEK MÜCADELESİ ŞİDDET KARŞISINDA EĞİLMEZ”
Açıklamada, işçilere yönelik polis müdahalesine ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“İşçilerin haklı mücadelesi engellenemez. Ne yazık ki, bu haklı mücadele, devlet güçlerinin şiddetiyle karşılaşıyor. Polis müdahaleleri, işçilerin barışçıl eylemlerini dağıtmak için gaz bombaları, coplar ve plastik mermilerle gerçekleşiyor. Yetmezmiş gibi, direnişçiler ters kelepçeyle gözaltına alınıyor, işkenceye maruz bırakılıyor.
Bu saldırılar, işçilerin sesini kısmak için tasarlanmış bir baskı mekanizmasıdır. Ancak tarih bize gösteriyor ki, emek mücadelesi şiddet karşısında eğilmez; aksine, daha da güçlenir. Migros yönetimi ve arkasındaki sermaye güçleri, bu direnişi kırmak için her yolu denese de, işçilerin kararlılığı tüm engelleri aşacaktır.”
“TÜKETİCİLER OLARAK, EMEK SÖMÜRÜSÜNE ORTAK OLMAYACAĞIZ”
Bu süreçte zincir marketlere yönelik boykot çağrısında bulunulan açıklama, şöyle devam etti:
“Migros, Bim ve benzeri patron zincirlerinin tüm ürünlerini boykot ediyoruz. Tüketiciler olarak, emek sömürüsüne ortak olmayacağız. Her alışverişimizde, işçilerin haklı taleplerini hatırlayacak ve alternatifleri tercih edeceğiz. Bu boykot, yalnızca bir protesto değil; aynı zamanda bir dayanışma eylemidir. Emekçi kardeşlerimizin yanında olmak, onların zaferini hızlandırmak anlamına geliyor.”
“BU MÜCADELE, TÜM İŞÇİLERİN ORTAK DAVASIDIR”
Emek sömürüsüne karşı birlik olma çağrısı yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Migros depo işçilerinin direnişi, Türkiye’nin emek tarihine yeni bir sayfa açıyor. Bu mücadele, tüm işçilerin ortak davasıdır: Fabrika işçisinden tarım emekçisine, hizmet sektöründen kamu çalışanına kadar. Sermayenin karı uğruna insan hayatını hiçe sayan bu sisteme karşı, birlik olmak zorundayız. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve bireyler olarak, bu direnişe destek vermeliyiz. Eylemlere katılmalı, sesimizi sosyal medyada yükseltmeli ve hukuki süreçlerde işçilerin yanında durmalıyız.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“AÇLIK ÜCRETLERİNE MAHKUM EDİLEN BİR TOPLUM, GELECEĞİNİ KAYBEDER”
Açıklamada, Migros depo işçilerinin talepleri şu şekilde aktarıldı:
“Unutmayalım ki, işçilerin kazanımı, hepimizin kazanımıdır. Açlık ücretlerine mahkum edilen bir toplum, geleceğini kaybeder. Migros işçileri, bu zinciri kırmak için ön saflarda yer alıyor. Onların talepleri şöyle:
Asgari ücretin üzerinde, insanca yaşanabilir bir maaş artışı.
Sendikal örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakkı.
Ağır çalışma koşullarının iyileştirilmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi.
İş güvenliği önlemlerinin alınması ve güvencesiz istihdamın sona erdirilmesi.”
İşçilerin taleplerinin lüks olmadığı, bir zorunluluk olduğu vurgulanan açıklamada, “Patronlar, milyarlarca lira kar ederken, işçileri sefalete mahkum edemez. Devlet ise, sermayenin bekçisi değil; halkın koruyucusu olmalıdır. Kolluk güçlerinin şiddeti, bu gerçeği değiştiremez” denildi.
Açıklamanın son bölümünde mücadele çağrısı yapıldı: “Migros depo işçilerinin direnişine katılın! Boykot edin, dayanışma gösterin, ses çıkarın. Kazanana kadar omuz omuza olacağız. Emek kazanacak, sömürü yenilecek!”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













