Resmi Gazete’de 17 Mart 2026 tarihli ve 11079 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla’nın Datça ilçesine bağlı İskele Mahallesi’ndeki toplam 5 bin 174 metrekarelik sağlık merkezi binası ve memur lojmanının bulunduğu arazi özelleştirildi.
Yurttaşlar söz konusu özelleştirmeye karşı eski hastane olarak da bilinen sağlık merkezi binasının önünde bugün (4 Nisan) saat 13:30’da basın açıklaması yapıldı.
Basın açıklamasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP Datça İlçe Başkanı Abdullah Sezai Öz ve Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt katılım sağladı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Abdullah Sezai Öz tarafından okunan basın açıklamasında, şunlar kaydedildi:
“Bugün burada bir kentin hafızasına, geleceğine ve ortak yaşam hakkımıza sahip çıkmak için toplandık. Öncelikle; Datça Demokrasi Platformu’nu, Muğla Çevre Platformu’nu (MUÇEP), bu mücadelede omuz omuza duran tüm sivil toplum örgütlerini, doğa ve yaşam savunucularını yürekten selamlıyorum.
MUÇEP’in 10. yılını kutluyorum. Bu on yıl; doğayı savunanların, toprağa sahip çıkanların, umudu büyütenlerin on yılıdır. Ve biz bugün de, yarın da dayanışma içindeyiz. Aramızda bulunan kıymetli milletvekillerimize teşekkür ediyorum.”
Diğer yandan, 30 Mart 2026’da Milas ilçesinde, kömür madeni için acele kamulaştırma kararı alınan 679 parsellik tarım arazisinde, el koyma keşfine karşı çıktıktan sonra akşam saatlerinde tutuklanan İkizköylü Esra Işık’a selam gönderen Öz, “Akbelen’de doğasına sahip çıktığı için yargılanan Esra’ya. Bilinsin ki yalnız değildir. Bu mücadelede hiçbirimiz yalnız değiliz” dedi.
Öz tarafından okunan açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Geçtiğimiz günlerde 17 Mart 2026 tarihli ve 11079 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı yayımlandı. Bu karar ile Türkiye genelinde birçok ilde, Sağlık Bakanlığı’nın kullanımına tahsis edilmiş, üzerinde sağlık ocağı ve eski hastane binaları bulunan taşınmazlar özelleştirme kapsamına alındı.
Bu kararın içinde Muğla da var. Milas var, Yatağan var ve Datça var. Peki “özelleştirme kapsamına almak” ne demek? Bu; bu alanların satılabileceği, kiralanabileceği, gelir ortaklığı modeliyle devredilebileceği, işletme hakkının özel sektöre verilebileceği anlamına gelir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


“HİÇ KİMSE BİZE HENÜZ SATIŞ MI YAPILDI DEMESİN”
Kararda geçen “Mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi” ifadesine değinen açıklama, şöyle devam etti:
“Mülkiyet tamamen satılmasa bile, bu alanların 30 yıl, 40 yıl, hatta 49 yıl gibi sürelerle özel kullanıma bırakılabilmesi demektir. Kelime oyunlarına gerek yok. Bu kararname adı geçen kamu alanlarının kamunun elinden çıkması demektir. Üstelik bunun için tarih belirlenmiş. 2028 yılına kadar süre tanınmış.
Yani bugün atılan bu adım, yarının satışının, yarının devrinin, yarının geri dönüşü olmayan kararlarının önünü açmaktadır. Bu karar, o alanların kamusal kullanımda kalacağına dair hiçbir güvence bırakmamaktadır. Hiç kimse bize henüz satış mı yapıldı demesin.”
Ayrıca, “Bu alandaki herkes sizden daha bilgili ve ne yapmak istediğinizi biliyor yaptıklarınızdan edinilen büyük tecrübelerimiz var. Henüz satış yapılmamış olabilir ama satışın ve özel kullanıma açılmanın yolu sonuna kadar açılmıştır. Yani sevgili iktidar sahipleri, biz bu hikâyeyi biliyoruz” açıklamasında bulunuldu.


“Biz sizi tanıyoruz” ifadesi vurgulanırken, basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Dünyanın her yerinde varsınız. Aynı hikâyeyi gördük: Önce ‘değerlendireceğiz dediler, sonra sattılar. En sonunda halk kendi toprağına yabancı oldu. Bu sadece bir teori değil. Bu, yaşanmış bir gerçektir. Bilenler vardır, Ataköy’de kamuya ait kıyı alanları vardı.
Halkın yürüdüğü, nefes aldığı, denize ulaştığı alanlar. Ne oldu? Özelleştirme ve imar değişiklikleriyle o alanlar özel projelere açıldı. Bugün orada ne var? Oteller var, marinalar var, rezidanslar var. Halk kendi sahiline, toprağına yabancı olmuş durumda. İşte bugün Datça’da önümüze konulan mesele tam olarak budur.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


“BEŞ BİN METREKARELİK KAMU ARAZİSİ”
Açıklamada, “Söz konusu alan; İskele Mahallesi 593 ada 3 parselde bulunan, hepimizin ‘eski hastane’ olarak bildiği, halen sağlık ocağının bulunduğu, adliye ve 112 acil merkezinin yer aldığı yaklaşık beş bin metrekarelik kamu arazisidir” ifadesinde bulunuldu.
Özelleştirilen alanın bir kentin hafızası olduğunun altı çizilerek, şunlar kaydedildi:
“Bu alan, anılarımızdır. Bu alan; çocuklarımızın doğduğu, büyüklerimizin şifa bulduğu, kentle bağ kurduğumuz bir yaşam alanıdır. Bir kent sadece binalardan ibaret değildir. Bir kent, hafızasıyla yaşar. O hafıza yok edilirse, kent de ruhunu kaybeder.
Bu alan, denize sıfır konumda, ‘Sevgi Yolu’ olarak bildiğimiz, üzerinde yürüdüğümüz, nefes aldığımız, güneşi hissettiğimiz bir alandır.”
Açıklamada, Datça’daki son kamusal alanlardan birinin ranta açılmasının sadece bir imar değişikliği değil, halkın kıyıya ulaşım ve yaşam hakkına yönelik bir saldırı olduğunu vurgulandı.
Bu durumun Akbelen’deki doğa kıyımıyla aynı yöntemsel sürecin parçası olduğunu belirtilerek, ortak geleceği korumak adına doğayı ve kamusal alanları savunmaya devam edileceği ifade edildi.
CHP Datça İlçe Örgütü olarak çağrıda bulunan açıklamada, şu söylemde bulunuldu:
“Bu alanın halkın elinden alınmasına karşıyız. Bu alanın yeşil alan olarak kamunun kullanımında kalmasını istiyoruz. Bu alanın bir rant projesine dönüşmesine izin vermeyeceğiz. Bu kararın karşısında, tüm demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Birlikte, omuz omuza bu mücadeleyi büyüteceğiz.”
Datça’da 194’üncü kez bir araya gelen Adalet Buluşmaları, yeşil alanların ranta açılması ve Hindistan’daki Chipko hareketine değinilen açıklamada, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla dayanışma içinde hukuk mücadelesinin sürdüreceği vurgulandı.
Son olarak, “Genel Başkanı’mız Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun her fırsatta dile getirdiği gibi bizler çok iyi biliyoruz. Birleşe birleşe kazanacağız. Biz başaracağız, millet kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” açıklamasında bulunuldu.
Basın açıklamasının ardından Süreyya Öneş Derici, Gizem Özcan, Cumhur Uzun, Nail Kızıl ve Aytaç Kurt konuşma yaptı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

