Gündem Fethiye Gündem Fethiye Gündem Fethiye
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Okunuyor Dalaman Kapukargın kalker ocağı dosyası – 1 | Havalimanı için açıldı, “serbest piyasa”ya döndü: Proje Tanıtım Dosyası’nda neler vardı?
Paylaş
Font ResizerAa
Gündem Fethiye Gündem Fethiye
Font ResizerAa
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Arama
  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları
Takip edin
© 2022 Foxiz News Network. Ruby Design Company. All Rights Reserved.
EkolojiÖzel Haberler

Dalaman Kapukargın kalker ocağı dosyası – 1 | Havalimanı için açıldı, “serbest piyasa”ya döndü: Proje Tanıtım Dosyası’nda neler vardı?

Muğla'nın Dalaman ilçesi Kapukargın Mahallesi'nde önce Dalaman Havalimanı inşaatına malzeme üretmek için açılan ardından “serbest piyasaya” üretim için devam ettirilmek istenen kalker ocağına 2020'de verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararı, bölgedeki yurttaşların açtığı davayla iptal edildi ancak hukuki süreç 2026'da hâlâ sürüyor. Gündem Fethiye, yaklaşık 20 yıllık süreci üç bölümlük bir haber serisinde ele aldı. Serinin ilk haberinde, "ÇED Gerekli Değildir" kararının dayanağı olan Proje Tanıtım Dosyası incelendi. Dosyada alternatif yer ve teknoloji değerlendirmesinin yapılmadığı, flora-fauna listelerinin masa başından hazırlandığı, en yakın yerleşim olan Kapukargın'ın yönünün farklı bölümlerde farklı gösterildiği ve şirketin kendi modellemesinde bile PM10 değerinin yönetmelik sınırının 2,5 katına çıktığı görülüyor.

Son Güncelleme: 20 Mayıs 2026 18:07
Haber: Hülya Çetinkaya
20 Mayıs 2026
Paylaş
Fotoğraf: Proje Tanıtım Dosyası
Paylaş

Muğla’nın Dalaman ilçesine yer alan Dalaman Havalimanı’nın inşaatında kullanılacak malzemenin çıkarılması için 19 Temmuz 2005 tarihinde, Çiftay İnşaat Anonim Şirketi’nin , Dalaman Kapukargın Mahallesi’nde yapmak istediği Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesi’ne “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Fakat Çiftay İnşaat 2017’de YDA İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye devredildi. YDA İnşaatın ocaktan çıkarılan malzemenin Dalaman Havalimanı’nda kullanılması için verdiği taahhüde uymaması nedeniyle ocak, 8 Nisan 2020 tarihinde kapatıldı.

Bunun üzerinde YDA İnşaat, çıkarılan malzemenin “serbest piyasada” satışının yapılabilmesi için Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Projesi için yeniden ÇED sürecine başvurdu ve Muğla Valiliği ÇED sürecini 16 Temmuz 2020 tarihinde başlattı. Yaklaşık üç buçuk ay sonra, 2 Kasım 2020 tarihinde projeye “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi.

Bölgede yaşayan yurttaşların itirazları üzerine, “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı dava açıldı ve Muğla 1. İdare Mahkemesi 27 Mayıs 2021 tarihinde, projenin işletme ruhsat sahasına üç kilometre mesafede zeytin alanları bulunduğunu tespit ederek “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti. Fakat Muğla Valiliği’nin itirazı üzerine hukuki süreç devam etti ve 2026 yılında hâlâ devam ediyor.

Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon

Bölgedeki yurttaşlar 2020 yılından bu yana zeytinliklerinde verimin düştüğünü ve yoğun bir toz kirliliği yaşadıklarını anlatıyor. Süreç ise kapsamlı ve karmaşık. Bu nedenle Gündem Fethiye, Kapukargın dosyasını bu haber serisinde üç bölümde ele alacak. İlk bölümde 2020 proje tanıtım dosyasında yer alan noktalar, ikinci bölümde ilk dava süreci ve ÇED Gerekli Değildir kararının iptali, son bölümde ise 2005 tarihli ÇED kararının yeniden gündeme getirilme süreci yer alacak.

Proje Tanıtım Dosyası’na geçmenden önce, sürecin kronolojisini daha iyi anlayabilmek için aşağıdaki butonları kullanarak çizelgeyi inceleyebilirsiniz:

DÖNEM 1 2005–2020
Dalaman Havalimanı’na malzeme ihtiyacı için başlatılan sürecin, serbest piyasaya mal satışına evrilişi
19 Temmuz 2005Muğla Valiliği
İlk “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi
Dalaman Havalimanı inşaatında kullanılacak malzemenin temini amacıyla Çiftay İnşaat Taah. ve Tic. A.Ş. adına Muğla Valiliği ilk “ÇED Gerekli Değildir” kararını verdi.
29 Aralık 2016Çiftay → YDA İnşaat
Maden ruhsatı YDA İnşaat’a devredildi
Maden ruhsatı ve projeye ilişkin tüm haklar, Çiftay İnşaat’tan YDA İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devredildi.
8 Nisan 2020Muğla Valiliği
Valilik, kalker ocağına faaliyet durdurma işlemi uyguladı
Muğla Valiliği, 2005 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararına esas Proje Tanıtım Dosyası’nda yer alan “üretilen malzemenin Dalaman Havalimanı inşaatında stabilize malzemesi olarak kullanılmasının amaçlandığı ve hava alanı inşaatı bittiğinde ocaktaki faaliyete son verileceği” ifadelerini gerekçe göstererek şirketin bu taahhüde aykırı davrandığını tespit etti ve faaliyet durdurma işlemi uyguladı.
9 Temmuz 2020YDA İnşaat
Şirket, “piyasaya serbest satış” için yeni ÇED başvurusu yaptı
YDA İnşaat, projeyi havalimanı inşaatı için değil, üretilecek malzemenin piyasaya serbest satışı amacıyla yeniden gündeme getirerek yeni bir ÇED süreci için başvuruda bulundu.
16 Temmuz 2020Muğla Valiliği
Yeni ÇED süreci başlatıldı
Muğla Valiliği, başvuruyu kabul ederek projenin yeni ÇED sürecini başlattı.
2 Kasım 2020Muğla Valiliği
İkinci “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi
Muğla Valiliği, projenin çevresel etkilerinin yeterli olduğunu savunarak (E-2020227 / 51998 sayılı) yeni bir “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi.
28 Kasım 2020Tarım ve Orman Müdürlüğü
Tarım Müdürlüğü, çevredeki yoğun zeytinlikleri raporladı
Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, saha çevresinde 150–1500 metre mesafede ekonomik verim çağında yoğun zeytinlikler olduğunu raporlayarak faaliyetin 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’na aykırı olduğuna dair ilk resmi tespiti yaptı.
DÖNEM 2 2020–2024
Yurttaşların açtığı ilk dava ve kazanım süreci
Aralık 2020Davacı yurttaşlar
Yurttaşlar, “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı dava açtı
Bölgede yaşayan yurttaşlar, Muğla Valiliği’nin verdiği “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali talebiyle dava açtı. YDA İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davalı yanında müdahil oldu.
27 Mayıs 2021Muğla 1. İdare Mahkemesi
Birinci iptal — mahkeme, zeytinlik raporuna dayanarak ÇED kararını iptal etti
Muğla 1. İdare Mahkemesi, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 28 Kasım 2020 tarihli güncel raporuna dayanarak zeytinliklerin varlığı ve 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu uyarınca projeyi ilk kez iptal etti. Muğla Valiliği ve müdahil şirket, yerinde keşif yapılmadan karar verildiği ve 2011 tarihli (zeytinlik yok diyen) rapor ile 2020 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle karara itiraz ederek süreci Danıştay 6. Dairesi’ne taşıdı.
13 Eylül 2021Danıştay 6. Dairesi
Danıştay, yerel mahkemenin iptal kararını bozdu
Danıştay 6. Dairesi, kurum görüşleri arasındaki çelişkilerin ancak yerinde yapılacak bir incelemeyle çözülebileceğini belirterek yerel mahkemenin kararını bozdu.
9 Eylül 2022Muğla 1. İdare Mahkemesi
İkinci iptal — mahkeme, bilirkişi raporuyla projeyi yeniden iptal etti
Mahkeme, Danıştay’ın bozma kararına uyarak keşif yaptırdı. Hazırlanan bilirkişi raporu, 3 km yarıçapında 374 adet tescilli zeytinlik parseli bulunduğunu, bölgenin sulu mutlak tarım arazisi olduğunu ve maden tozunun bu ürünlere zarar vermesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Süreç, bilirkişi heyetindeki ziraat mühendisinin daha önce olumsuz görüş bildiren kurumda çalışıyor olması nedeniyle “tarafsızlık ilkesine aykırılık” gerekçesiyle yeniden Danıştay 6. Dairesi’ne taşındı.
28 Aralık 2022Danıştay 6. Dairesi
Danıştay, tarafsızlık gerekçesiyle kararı yeniden bozdu
Danıştay 6. Dairesi, bilirkişi seçimindeki usul hatasını haklı bularak tamamen üniversite hocalarından oluşan yeni bir heyetle inceleme yapılması için kararı tekrar bozdu.
4 Mayıs 2023Üniversite bilirkişi heyeti
Üçüncü keşif — farklı üniversitelerden profesörlerle kapsamlı saha araştırması
Farklı üniversitelerden gelen profesörlerle proje sahasında en kapsamlı saha araştırması ve üçüncü keşif yapıldı.
21 Eylül 2023Muğla 1. İdare Mahkemesi
Üçüncü iptal — mahkeme, somut teknik verilere dayanarak projeyi iptal etti
Muğla 1. İdare Mahkemesi; bilirkişi raporundaki şev stabilitesi analizlerinin eksikliği, patlatmaların termal sulara (Kapıkargın Kaplıcası) zarar verme riski ve zeytinliklerin tozdan etkilenmesi gibi somut teknik verilere dayanarak projeyi üçüncü kez iptal etti. Davalı Valilik ve müdahil YDA İnşaat itiraz ederek süreci tekrar Danıştay’a taşıdı.
18 Ocak 2024Danıştay 4. Dairesi
Danıştay, iptal kararını onadı — 2020 ÇED kararı kesin olarak ortadan kalktı
Danıştay 4. Dairesi, yerel mahkemenin teknik ve hukuki tespitlerini yerinde bularak iptal kararını onayladı ve 2020 tarihli ÇED kararını kesin olarak ortadan kaldırdı.
DÖNEM 3 2023–2025
YDA İnşaat, 2005 “ÇED Gerekli Değildir” kararını yeniden geçerli hale getirmek istiyor
30 Kasım 2023Muğla Valiliği
Valilik, “2005 kararı hâlâ geçerli” diyerek faaliyete yeni “olur” verdi
Henüz Danıştay onaması gelmeden hemen önce Muğla Valiliği, 2020 tarihli karar iptal edilse bile havalimanı inşaatının aciliyetini bahane ederek 2005 tarihli eski kararın hâlâ geçerli olduğunu savundu ve maden ocağının faaliyetine devam etmesi için yeni bir “olur” verdi.
24 Ocak 2024Davacı köylüler
Köylüler, Valiliğin yeni “olur”una karşı dava açtı
Davacı köylüler, Valiliğin yeni “olur” işlemine karşı yürütmeyi durdurma istemli yeni bir dava açtı.
30 Mayıs 2025Muğla 3. İdare Mahkemesi
Yerel mahkeme, “2005 kararı geçerli” diyerek davayı reddetti
Muğla 3. İdare Mahkemesi, 2005 tarihli kararın geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle köylülerin davasını reddetti. Dava, kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla istinaf aşamasına, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi’ne taşındı.
29 Aralık 2025İzmir BİM 7. İdari Dava Dairesi
İzmir Bölge İdare Mahkemesi, Valiliğin faaliyet iznini iptal etti
İzmir Bölge İdare Mahkemesi, 2020 yılında yeni bir ÇED süreci başlatılmasının 2005 tarihli kararı zımnen ortadan kaldırdığını ve yargı kararıyla çevreye zararı kesinleşmiş bir faaliyetin eski bir belgeyle canlandırılamayacağını belirterek yerel mahkemenin red kararını kaldırdı ve Valiliğin faaliyet iznini, Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere iptal etti.

PROJE TANITIM DOSYASI’NDA NE VARDI?

YDA İnşaat’ın 2020 yılında, Neten Çevre Danışmanlık Mühendislik ve Ölçüm Hizmetleri Sanayi ve Ticaret limited Şirketi’ne hazırlattığı Proje Tanıtım Dosyası’nda (PTD) belirtilenlere göre, projenin ömrü 23 yıl. Dosyada, proje kapsamında patlatmalı açık ocak işletmeciliği yapılacağı, patlatmayla gevşetilen toprağın ekskavatör ve kepçe yardımıyla kamyonlara yüklenerek kırma eleme tesisi alanına götürüleceği aktarıldı.

Proje tanıtım dosyasına göre, projeye ilk olarak 19 Temmuz 2005 tarihinde Çiftay İnşaat A.Ş.’ye “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Dosyada, ocağın Dalaman Havalimanı inşaatında kullanılacak malzemenin çıkarılması için planlandığı belirtiliyordu. Fakat 2016 yılında maden ruhsatı ve projeye ilişkin tüm haklar Çiftay İnşaat A.Ş.’den YDA İnşaat’a devredildi. 2020’de YDA, projeyi “piyasaya serbest satış” amacıyla yeniden gündeme getirdi ve yeni ÇED başvurusunu yaptı. Yani 2005’te kamu yatırımı kapsamında verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, 2020’de özel bir şirketin piyasa satışına yönelik faaliyeti için yeniden gündeme getirilmiş oldu.

Proje tanıtım dosyasında, şirket devrinin ardından, o dönem Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürlüğü’nün 30 Ekim 2017 tarihli yazısıyla 2005 yılında verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının YDA İnşaat adına geçerliliğinin devam ettiğine dair onay verildiği de belirtiliyor.

DEVİR KONUSUNDA MEVZUAT NE DİYOR?

Bir önceki ÇED Yönetmeliği olan ve projeye dair ÇED sürecinin devam ettiği yılda yürürlükte bulunan 25 Kasım 2014 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin 21’inci maddesine göre “Proje sahibinin herhangi bir nedenle değişmesi durumunda; projenin yeni sahibi, devirle ilgili bilgi ve belgelerin tasdikli suretini, taahhütnamesini ve imza sirkülerini Valiliğe sunmakla yükümlü olup, projenin önceki sahibinin taahhüt ve yükümlülüklerini, devir tarihinden itibaren, başka bir işleme gerek kalmaksızın üstlenmiş sayılır.”

Yeni yönetmelik olan 29 Temmuz 2022 tarihli ÇED Yönetmeliği’nde de proje sahibinin değişmesi durumunda gerekli belgelerin 90 takvim günü içerisinde ilgili il müdürlüğüne sunulması gerektiği belirtiliyor ve “Devir tarihinden itibaren projenin önceki sahibinin taahhüt ve yükümlülükleri başka bir işleme gerek kalmaksızın projenin yeni sahibi tarafından üstlenilmiş sayılır” deniyor

YDA İnşaat’ın 2017’de Bakanlığa yaptığı başvurudaki yazı da bu maddeye dayanıyor.

Fakat 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10’uncu maddesi, “Gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya Proje Tanıtım Dosyası hazırlamakla yükümlüdürler” diyor. Bu madde ise projeyi değil faaliyeti esas alıyor. Yani 2005 yılında değerlendirilen ve “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen, havalimanı inşaatı için malzeme çıkarımı ile 2020’deki faaliyetin aynı olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

PTD’de, bu duruma dair kapasitenin aynı kaldığı, yalnızca alıcının değiştiği şu sözlerle ifade ediliyor: “Söz konusu Projede sadece Kırma Eleme Tesisinde kapasitesi değiştirilmeden (208.000 ton/yıl) gelişen teknolojiye uygun olarak modernizasyonu yapılması ve Dalaman Havalimanı İnşaatı tamamlandığı için ocaktan çıkartılan malzemenin Piyasaya Serbest satışının yapılması amaçlanmıştır.”

Yani şirket kapasitenin aynı olacağını söylüyor fakat dosyada bu durum açıklanmıyor, sadece söyleniyor. 2005’te havalimanı inşaatı için sınırlı süreli, belirli bir alıcıya yönelik üretim ile 2020’deki “23 yıl boyunca piyasaya satış” üretiminin kümülatif çevresel etkisinin gerçekten aynı olup olmadığına dair detaylı bir açıklama bulunmuyor.

KAPUKARGIN MAHALLESİ’NİN PROJEYE GÖRE YÖNÜ DOSYANIN FARKLI NOKTALARINDA FARKLI ŞEKİLDE GEÇİYOR

Tüm bunların yanından PTD’de bazı noktalardaki açıklamalarda tutarsılıklar göze çarpıyor. Bunlardan ilki kalker ocağından etkileneceği belirtilen Kapukargın Mahallesi’nin, proje alanına göre yönünün dosyanın farklı bölümlerinde farklı şekilde verilmesi olarak öne çıkıyor.

Örneğin “Gürültü Kirliliği” bölümünde şu söyleniyor: “Faaliyet sırasında günde 10 saat çalışılacaktır. Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere yönetmelikte belirtilen Lgündüz sınır değeri 70 dBA’dır. Proje yerine en yakın yerleşim yeri kuş uçuşu 350 metre kuzeydoğu istikametinde yer alan Kapukargın Mahallesine ait hanelerdir.”

“Tesisin hava kirlenmesine katkı değerleri” bölümünde ise yerleşimin kuzeybatı yönünde olduğu belirtiliyor.

Çoğu noktada ise yön belirtilmeden yalnızca “en yakın yerleşim birimi 350 m mesafede yer alan Kapukargın Mahallesine ait hanedir” ifadesi kullanılıyor. Projenin Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri bölümünde ise yalnızca “bat” yönünde olduğu yazıyor: “Proje Alanına En Yakın Yerleşim yeri 350 metre bat istikametinde yer alan Kapukargın Mahallesine ait hanedir.”

En yakın hanenin gösterildiği bir harita ise PTD’de yer almıyor. Google Earth verilerinden ise doğru yönün yaklaşık 350 metre kuzey doğu olduğu anlaşılıyor.

Kaynak: Google Earth

ALTERNATİF DEĞERLENDİRMESİ YAPILMAMIŞ

Diğer yandan ÇED süreçlerinde hazırlanan raporlardaki temel başlıklardan biri olan alternatif yer ve teknoloji değerlendirmesinin yapılmadığı görülüyor. Proje tanıtım dosyasında şu ifadeler yer alıyor: “Projenin alternatif yer seçimi düşünülmemiştir.”

Teknoloji konusunda ise şunlar söyleniyor: “Mevcut ve planlanan üretim yöntemi olan Patlatmalı Açık Ocak İşletmeciliği… bu sebeple alternatif bir üretim yöntemi ve teknolojisi düşünülmemiştir.”

Oysa Avrupa Birliği (AB) ÇED Direktifi‘nin 5’inci maddesive Ek IV, alternatif değerlendirmeyi zorunlu kılıyor.

FLORA-FAUNA ÇALIŞMASI YAPILMAMIŞ

Proje tanıtım dosyasında yer alan “EK-5’teki Duyarlı Yöreler Listesi Dikkate Alınarak Korunması Gereken Alanlar” başlığı altında bulunan flora ve fauna alt başlıklarında, habitat değerlendirmesine dair saha çalışması yapılmadığı, çalışmanın masa başından yürütüldüğü açıkça belirtiliyor.

Flora bölümünde şu ifadeler yer alıyor: “Proje kapsamında yapılan arazi çalışma süresi çerçevesinde, flora türlerinin teşhis yapılmasını sağlayan çiçek durumu, üreme organlarının yapısı-sayısı ve rengi, yaprak durumu vb. özelliklerin %100 oluşmamasından dolayı bölgenin floristik envanteri tam anlamıyla çıkartılamamıştır. Bu nedenle arazi çalışması yanı sıra aynı bölgede veya bu bölgeye yakın bir alanda yapılmış olan arazi çalışmaları, örneklemeleri vb. literatür bilgileri ile desteklenmiştir.”

Fauna bölümünde ise şu ifadeler kullanılmış: “Faaliyet alanı ve yakın çevresinin fauna listeleri oluşturulurken yapılan arazi gözlemlerinin yanı sıra, bölge halkının görüşleri de dikkate alınarak ve ayrıca detaylı literatür çalışmalarından edinilen bilgilerle oluşturulan fauna listeleri sınıflandırılarak aşağıda tablolar halinde verilmiştir.”

Ayrıca, yapıldığı belirtilen saha çalışmasının hangi tarihte ya da mevsimde gerçekleştirildiğine dair herhangi bir bilgi de yer almıyor.

ŞİRKET, VERDİĞİ TAAHHÜTNAMEYE RAĞMEN ZEYTİN KANUNU’NU UYGULAMAMIŞ

Yine aynı bölümde, projenin tamamının Orman Kanunu’na göre orman alanı sayılan yerlerde yer aldığı ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nden gerekli izinlerin alındığı belirtiliyor.

Zeytinlik alanlara dair ise faaliyete başlamadan önce Zeytincilik Kanunu’nda belirtilen zeytinlik alanların olup olmadığına dair Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden uygun görüş alınacağı belirtiliyor. Uygun görüş alınmadan faaliyete başlanmayacağı taahhüt ediliyor. Bu taahhütnameye dosyada yer veriliyor.

Kaynak: Proje Tanıtım Dosyası

Bu ifade tek başına değerlendirildiğinde, proje tanıtım dosyası hazırlanırken İl Tarım Müdürlüğü’nden somut görüşün alınmadığı, sadece taahhütname verildiği görülüyor. Dahası, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından 28 Kasım 2020 tarinde, yani projeye “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen 2 Kasım 2020’den 26 gün sonra, faaliyet sahasının üç kilometre çevresinde ekonomik verim çağında ve yoğun bir şekilde zeytin ağaçları ile tapu vasfı zeytinlik olan alanların bulunduğunu belirten kurum görüşü düzenlendi.

Bu kurum görüşüne dayaranak da dava sürecinde ÇED gerekli değildir kararı iptal edildi fakat YDA, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Dalaman Orman İşletme Müdürlüğü’nün 21 Ocak 2011 tarihli yazısını gerekçe göstererek bu iptal kararına karşı çıktı. Bu eski tarihli görüşte, proje sahasında ve üç kilometre mesafe içerisinde tescilli zeytinlik alan bulunmadığı belirtilmişti. Yine aynı dava sürecinde düzenlenen bilirkişi raporunda da zeytinliklerin carlığı kesinleşti.

Sonuç olarak şirket, kendi taahhüdüne, ilgili kurumun güncel görüşüne ve dava sırasında hazırlanan bilirkişi raporlarında ortaya koyulan tespitlere rağmen ÇED raporundaki taahhüdünü yerine getirmedi.

TOZ EMİSYONU KONUSU

Kalker ocaklarının çevresindeki en somut şikayetlerden biri toz konusu. Bu dönemde hazırlanan haberlerde ve bölgede yaşayn yurttaşlarla yapılan söyleşilerde de bu durum gündeme getilirilmiş. Kapukargın halkının 2021 yılından bu yana zeytin yapraklarındaki toz tabakasından, balın azalmasından, çocukların öksürüğünden şikayetçi olduğuna dair haberler basına yansımış. PTD’de ise ocaktan çıkacak ve yayılacak tozun yönetmeliklere ve sınır değerlere uygun olduğu hesağlanıyor. Peki PTD bu tozu nasıl hesaplıyor?

PTD’nin açıkladığına göre toz hesabı “kontrollü” ve “kontrolsüz” olmak üzere iki senaryoda yapılıyor. Fakat bu noktada bu iki değerin de sahada yapılmış bir ölçüm sonucu olmadığı, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin (SKHKKY) verdiği emisyon faktörü katsayılarının formüllere uygulanmasıyla bulunan teorik hesaplar olduğunun altının çizilmesi gerekiyor.

Kontrolsüz değer, hiçbir önlem alınmasa -yani sulama yapılmasa, filtre çalışmasa, açık alanda kalker döküntüsü serbest bırakılırsa- kalker ocağındaki delme, patlatma, yükleme, taşıma, kırma, eleme gibi her aşamada saatte ne kadar tozun havaya verileceğini gösteren değer olarak hesaplanıyor. Kontrollü değer ise alınması gereken önlemler alınırsa ve her şey olması gerektiği gibi ilerlerse, yani su püskürtme ve filtreleme gibi önlemlerin tam çalıştığı varsayıldığında çıkacak teorik toz miktarı olarak hesaplanıyor.

PTD’de, toz emisyonu hesaplamalarında 3 Temmuz 2009 tarih ve 27277 sayılı Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin “Toz Emisyonu Kütlesel Debi Hesaplamalarında Kullanılacak Emisyon Faktörleri”nden yararlanıldığı belirtiliyor.

PTD’deki Tablo 45’e göre üretim aşamasında saatte ortaya çıkacak toplam toz miktarı, kontrolsüz senaryoda saatte 64,17 kilogram (64,171784 kg/saat), kontrollü senaryoda ise saatte 9,13 kilogram (9,133732 kg/saat) olarak hesaplanıyor.

Kaynak: Proje Tanıtım Dosyası

Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’ne göre ise baca dışı toz kaynakları için belirlenen eşik değer saatte 1 kilogram. Yani “her önlem tam çalışırsa” bile rapor, eşiğin dokuz katına, önlemler çalışmadığında ise 64 katına ulaşan bir kaynak hesaplıyor.

Fakat yönetmelikteki bu sınır yasaklanan bir sınırı değil eşik değeri ifade ediyor. Saatte 1 kilogram sınırını aşan işletmeler için çıkan tozun yerleşim noktasında havayı nasıl etkileyeceğine dair ek bir değerlendirme yapılması zorunlu tutuluyor. Bu değerlendirme için ise Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (HKDYY) devreye giriyor. Bu yönetmelik, yurttaşların soluduğu havada metreküp başına ne kadar toz olabileceğine dair sınırı belirliyor. Partikül Madde 10 (PM10-Havadaki 10 mikron altı ince toz) için yıllık ortalama sınır metreküp başına 40 mikrogram (40 µg/m³), günlük sınır ise metreküp başına 50 mikrogram (50 µg/m³) olarak belirleniyor.

(Bu büyüklükteki maddeler insan saç telineden bile kat kat ince olduğu için doğrudan solunum yoluna ve akciğerlere ulaşabilir. Havada 40 µg/m³ PM10 tespit edilmesi ise 1 metreküp (m³) hava içinde 10 mikrondan küçük tozların toplam ağırlığının 40 mikrogram (µg) olduğunu gösterir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2013 yılında Partikül Madde’yi kanserojen ilan etti.) 

PTD’de hava kalitesi değerlendirmesinin ise, dosyanın EK-12 bölümünde yer alan AERMOD adlı bir bilgisayar modeliyle yapıldığı belirtiliyor. AERMOD, kaynaktan çıkan tozun rüzgâr, sıcaklık, topoğrafya gibi koşullarla yerleşim noktasına nasıl ulaşacağını simüle eden, uluslararası kabul gören bir model olarak biliniyor ve tesisin yerleşim çevresinde havada yaratacağı toz konsantrasyonunu belirliyor.

Bu noktada PTD’nin bir çelişkisi daha ortaya çıkıyor. EK-12’de yer alan AERMOD Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi raporununun Tablo 7’sine göre modelleme şu sonucu veriyor:

Kaynak: Proje Tanıtım Dosyası

Bu tablo şu şekilde özetlenebilir:

Ölçüm türüModelleme sonucuHava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği (HKDYY) sınırıDurum
PM10 günlük maksimum124,96 µg/m³50 µg/m³Sınırın 2,5 katı
PM10 yıllık ortalama7,12 µg/m³40 µg/m³Sınır altı
Çöken toz yıllık22,49 mg/m²/gün210 mg/m²/günSınır altı

Yani PTD’nin kendi modellemesi, yerleşim çevresinde günlük PM10 değerinin sınırın 2,5 katına çıkacağını gösteriyor. Peki rapor bunu nasıl “uygun” sayıyor?

AERMOD Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi raporunun sonuç bölümünde şöyle deniyor: “Alıcı noktalarda, Senaryo 1’ e göre kontrollü çalışma şartlarında üretim faaliyetlerinden kaynaklanacak (üretim aşaması kaynaklı toz emisyonu) çöken toz emisyonu sınır değerleri sağlanmakta, partiküler madde (PM10) emisyonu için kısa vadeli değerler 50 µg/m3 sınır değerini aşmaktadır. Partiküler madde (PM10) emisyonu için kısa vadeli değerler yılda 2 defa aşılmaktadır. SKHKKY’ ya göre bir yılda 35 defadan fazla aşılmadığından sınır değerlerin altında kalmaktadır. Uzun vadeli partiküler madde (PM10) emisyonu 40 µg/m3 sınır değerini aşmamaktadır. Senaryo 2’ ye göre kontrollü çalışma şartlarında üretim faaliyetlerinden kaynaklanacak (patlatma aşaması kaynaklı toz emisyonu) partiküler madde (PM10) ve çöken toz emisyonu sınır değerleri sağlanmaktadır.”

Yani yönetmelikteki, günlük sınırın yılda en fazla 35 defa aşılabileceği konusundaki esneklik kuralına dayanılıyor. Modelleme yılda sadece iki defa aşılacağını öngördüğü için, rapor 35 defalık kotanın altında kaldığını söyleyerek “uygun” diyor. Fakat PTD’nin hiçbir yerinde Kapukargın’da yapılmış mevcut bir PM10 ölçümü yer almıyor.

PTD’nin mevzuat metnine uyan ama ekolojik gerçeklikleri yansıtmakta eksikleri olan bir metin olarak kalması, Muğla’da ekoloji aktivistlerinin çoğu durumda eleştirdiği bir nokta. ÇED süreçlerinin şeklen değerlendirildiği, gerçek etkiyi ortaya koymadığı eleştirisi pek çok Halkın Katılımı Toplantısı’nda dile getiriliyor.

Projeye verien ÇED Gerekli Değildir kararına karşı açılan davada, mahkeme Zeytincilik Kanunu’na aykırılık nedeniyle ÇED Gerekli Değildir kararını iptal etmişti fakat fakat dosyanın bu bölümü de halkın zeytin yapraklarındaki toz şikayetinin neden yerinde olduğunu gösteren bir bilgi olarak ortaya çıkıyor.

PROJE BEDELİ İKİ FARKLI YERDE FARKLI ŞEKİLDE GEÇİYOR

Son olarak PTD’de proje maliyetinde tutarsızlık göze çarpıyor. Dosyanın kapağında proje bedeli 880 bin TL olarak belirtiliyor. Dosyanın içinde ise projenin maliyetinin 924 bin TL olduğu yazılı.

Yine bu ve benzeri durumlar, Muğla’da ÇED süreçlerini takip edenlerin sıkça dile getirdiği “bu dosyaların gelişigüzel hazırlandığı” eleştirisiyle örtüşen örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

24 HEKTAR ÇED ALANI

Son olarak, projenin ÇED alanı 24 hektar, toplam ruhsat alanı ise 85,35 hektar.

Kaynak: Proje Tanıtım Dosyası
Kaynak: Proje Tanıtım Dosyası

Büyük ruhsat sahaları içindeki 25 hektarı geçmeden planlanan maden projeleri ise ÇED raporu hazırlamaktan kaçmanın bir yöntemi olarak eleştiriliyor.

ÇED Yönetmeliği’ne göre, “ÇED Raporu” hazırlanması gereken projeler ile “Proje Tanıtım Dosyası” hazırlanması gereken projeler ayrılıyor. Buna göre, ÇED Yönetmeliği’nin Ek-1 listesinde yer alan projelerin ÇED Raporu hazırlaması zorunluyken EK-2 listesinde yer alan projeler yalnızca Proje Tanıtım Dosyası hazırlar ve valilikler tarafından “ÇED gerekli değildir” kararı verilebilir.

Yönetmeliğe göre bir maden projesinin alanı 25 hektardan fazla olduğunda, bu projeye ÇED gerekli değildir kararı verilemez ve ÇED süreci işletilir. Madde, şirketlerin ÇED süreçlerine tabi olmamak için geniş ruhsat sahalarında 25 hektarın altında birden fazla proje tasarlayabilmeye imkan tanıması nedeniyle eleştiriliyor.

5. Yılda 500 Abone
Bu haber, Gündem Fethiye abonelerinin desteği sayesinde hazırlandı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Abone ol icon
9 Mayıs'a kadar hedef:
ÇED RAPORU BÜLTENİ'NE ABONE OL!
Muğla’daki Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçlerinden haberdar olmak için “ÇED Raporu Bülteni”mize abone olun.
Kedinin midesinden iğne çıkartıldı
Milas’ta ortaokul öğrencisi yaşamını yitirdi
Datça’da beş metrelik kuyuya düşen köpek kurtarıldı
Muğla’da 11 bin 399 öğrencinin sportif yetenekleri belirlenecek
Acil Çağrı Merkezi’nde yeni yılın ilk çağrısını AK Partili Gökcan yanıtladı
Paylaş

Bizi Takip Edin

FacebookBeğen
XTakip Et
InstagramTakip Et
YoutubeAbone Ol
TiktokTakip Et
TelegramTakip Et
WhatsAppTakip Et
Google NewsTakip Et
LinkedInTakip Et
BlueskyTakip Et

Hakkımızda

  • Biz Kimiz?
  • Gizlilik İlkeleri / Privacy Policy
  • Künye
  • İletişim
  • Politika Belgeleri

Kategoriler

  • Gündem
  • Özel Haberler
  • Ekoloji
  • Toplumsal Cinsiyet
  • Çözüm Haberleri
  • Politika
  • Yaşam
  • Resmi İlan
  • Kültür&Sanat
  • Spor
  • Ekonomi
  • Köşe Yazıları

Sosyal Medya

  • Twitter
  • Facebook
  • İnstagram
  • Youtube

İlçeler

  • Fethiye
  • Bodrum
  • Menteşe
  • Marmaris
  • Datça
  • Milas
  • Seydikemer
  • Köyceğiz
  • Ortaca
  • Dalaman
  • Ula
  • Yatağan
  • Kavaklıdere
Copyright © 2026 Gündem Fethiye. Tüm Haklı Saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Şifrenizi mi Unuttunuz?