Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun, Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 679 parsellik tarım arazisinin, Cumhurbaşkanı Kararı ile maden için acele kamulaştırılmasına tepki gösterdi.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı’nın çevresinde yer alan Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi, bugün (10 Ocak 2026) Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile linyit madeni üretimine devam edilebilmesi için acele kamulaştırıldı.


Konuya ilişkin CHP Muğla Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Süreyya Öneş Derici, acele kamulaştırma kararına tepki gösterdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kararın, Muğla’nın kritik su havzalarını ve halkın geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Öneş Derici, “Muğla zaten su krizinin göbeğinde. Şimdi bir de su havzalarımızı işlevini kaybetmiş bir linyit madeni için talan mı edeceksiniz?” diye sordu.
“Köylünün atasından kalan, geçim kaynağı olan zeytinliklerini kamulaştırmak, mülkiyet hakkının yok sayılmasıdır” ifadelerini kullanan Öneş Derici, Çamköy bölgesinden Bodrum’a yılda yaklaşık 5 milyon metreküp su sağlandığını hatırlattı.
SÜREYYA ÖNEŞ DERİCİ: “DEVLET, VATANDAŞININ SUYUNU MU YOKSA ŞİRKETLERİN KÂRINI MI KORUYACAK?”
Kamulaştırılan arazilerin, doğrudan su havzası üzerinde olduğunu belirten Öneş Derici, şunları aktardı:
“Bu bölgede yapılacak her türlü maden faaliyeti, yeraltı suyunu doğrudan etkileyecek. Bodrum’un içme suyu kuyuları, Güllük’ün ve havaalanı çevresinin su kaynakları tehlike altında.”
Öneş Derici; 2025 yılının, Türkiye için son 50 yılın en şiddetli kuraklığı olarak kayıtlara geçtiğine dikkat çekti ve “Muğla’da Akbelen’de yaşanan orman katliamı yetmedi, şimdi de linyit için su kaynaklarımızı yok etmek istiyorlar. Bu kabul edilemez” dedi.
Muğla’nın Bodrum, Milas ve çevre ilçelerde her yaz yaşanan su sıkıntısının bir yönetim tercihinin sonucu olduğunun altını çizen Öneş Derici, şunu sordu:
“Bir yandan halkımız susuz kalırken, diğer yandan su kaynaklarımız termik santrale, kömür madenine feda ediliyor. Devlet, vatandaşının suyunu mu yoksa şirketlerin kârını mı koruyacak?”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kamulaştırılan parsellerin bir kısmının tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olduğuna vurgu yapan Öneş Derici, şunların altını çizdi:
“Çamköy, Bağadamları, Çakıralan, İkizköy, Karacağaç ve Karacahisar’daki tarım arazilerimizi, zeytinliklerimiz ve su kaynaklarımız için mücadelemiz sürecek, Muğla’yı yok etmek isteyen bu anlayışa karşı tek yürek olacağız.”
CUMHUR UZUN: “İKTİDARIN MUĞLA’DAKİ TALAN POLİTİKASI YENİ BİR AŞAMAYA GEÇTİ”
Söz konusu karara ilişkin sosyal medya üzerinden açıklama yayımlayan CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “İktidarın Muğla’daki talan politikası yeni bir aşamaya geçti” ifadelerini kullandı.
Uzun, şunlara dikkat çekti:
“Bu karar; kamu yararı kisvesi altında mülkiyet hakkının, doğanın ve yaşamın yok sayılmasıdır. Muğla’nın toprağı, masa başı kararlarla rant alanına çevrilemez.
Halkın iradesi, doğanın dengesi ve hukukun üstünlüğü bu şekilde askıya alınamaz. Bu ülke, emrivakiyle yönetilen bir şirket, Muğla da talan edilecek bir arsa değildir. Muğla’nın kıyısını, ormanını, zeytinliğini ve yaşam alanlarını savunmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuzluğa geçit vermeyeceğiz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













