Muğla Barosu, Can Atalay belgeselini Bodrumlu izleyicilerle buluşturdu. Etkinlikte adalet vurgusu yapılırken belgeselde ise Türkiye’nin yakın tarihi Can Atalay’ın da savunuculuk yaptığı hak mücadeleleri ile aktarıldı.
Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Heredot Kültür Merkezi’nde dün (7 Şubat) saat 18:30’da “Şerafettin Can Atalay Belgeseli” izleyicilerle buluştu.
Muğla Barosu tarafından düzenlenen etkinlikte Can Atalay’ın arkadaşları, meslektaşları, ailesinin röportajlarının yer aldığı belgesel film gösterildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Yönetmenliğini Zeynep Erpamir ile Volkan Evcim üstlenirken Atalay’ın hayatını Barış Atay anlattı. Film gösteriminin öncesinde Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcisi Avukat Onursal Özbek açılış konuşması yaptı.
Can Atalay’ın bir kişiden ziyade bir mücadele hattı olarak önemsediklerini belirten Onursal Özbek “Bütün sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, baroların, haksızlara karşı duyarlı, demokrasiye, insan haklarına saygılı herkesin önemsediği bir mücadele hattıdır Can Atalay” dedi.


“SAVUNMANIN SESİNİ SUSTURURSANIZ HALKIN SESİ SUSAR”
Atalay’ı simgelediğini şey özelinde çok önemsediklerini vurgulayan Özbek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de elbette ilk defa bir avukat hukuksuz ve haksız bir şekilde hapse atılıp bu zulme uğramıyor. Bundan önce Halit Çelenk üstadımız, Fikret İlkiz üstadımız, Mümtaz Soysal ve Selçuk Kozağaçlı gibi hepimizin bildiği isimler aynı şekilde yıllarca hapis yaptılar.
Yıllarca baskı ve zulme uğradılar. İktidarların en çok yaptığı şey zulmün başlangıcında önce bir hukuksuzluk, haksızlık olur sonra da mutlaka savunmaya saldırı olur çünkü savunmanın sesini susturursanız halkın sesi susar.”


“TÜRKİYE’NİN SON 25-30 YILLIK HİKAYESİ”
Belgeselin yapımcısı olan Avukat Kemal Aytaç ise Can Atalay belgeselini neden yaptıklarını şu sözlerle aktardı:
“Biz zaten Can tutuklandıktan sonra Can’ın arkadaşları ve meslektaşları adı altında bir ekiple İstanbul’da birçok eylem yaptık. Aklınıza gelen her tür yani cezaevi ziyaretleri, yürüyüşler, protestolar, oturma eylemleri, basın toplantıları vesaire.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Can Atalay ile mesele öyle bir hale geldi ki şimdi bu belgesellik dedik ve belgeseli yapmaya karar verdik. Bu belgeselde Türkiye’nin son 25-30 yıllık hikayesini göreceksiniz, izleyeceksiniz.”
Gündem Fethiye’den Songül Karadeniz’e konuşan Onursal Özbek, Can Atalay’ın hem meslektaşları hem de omuzdaşları olduğunun altını çizerken şunları kaydetti:
“Bu etkinlik bizim önceki yıllarda da Can Atalay özelindeki savunmaya dair mücadelenin bir ayağı da bu. Can Atalay’ı unutturmamak değil aslında amacımız, Can Atalay zaten bizim unuttuğumuz bir meslektaşımız değil.
Onun özelinde bir savunmayı, savunmaya karşı yapılan baskıları, anayasayı ve insan haklarını tanımayan bir güce karşı hep birlikte mücadeleyi unutturmamaya çalışıyoruz. Bugün buraya izlemeye gelen herkes bu mücadelenin, bu hattın parçası. Biz bu hattın gelişmesi ve duyarlılığını arttırmak için hep beraber bu etkinliği düzenledik.”


“HAFIZA TAZELEMESİ YAŞADIK ÜST ÜSTE”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Bodrum İlçe Başkanı Nermin Güleş, belgeseli Atalay’ın hayatı yönünden çok beğendiğini aktarırken “Belgeseli izledikçe, herhalde hepimiz aynı şeyi hissettik, benim içim katıldı” şeklinde konuştu.
Güleş, sözlerine şöyle devam etti:
“Ne kadar kötü şeyler yaşamışız aslında ve Can ne kadar iyi şeylere dokunmuş, bunun bedelini ödüyor. 6 Şubat ile üst üste gelince daha bir katmerli oldu. Yaşadığımız o acı, Can’ın yaşadıkları ve belgeselde olan şeyler işte tren faciası, Aladağ yangını.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Kötü bir şey ama hafıza tazelemesi yaşadık üst üste. Yapanların emeğine sağlık diyorum umarım ses getirir, Can Atalay da serbest kalır bir an önce.”


“CAN’LA BERABER YOL YÜRÜYEBİLMEK ÇOK BÜYÜK BİR ONUR”
Can Atalay’ın arkadaşı Avukat Metin Kesikçiler, Atalay’ın verdiği hak mücadelesine değinerek şunları aktardı: “Yaşamının belli bir kısmında biz de aynı hukuk fakültesinde, aynı mücadelede, aynı eylemlilik süreçlerinde, aynı hak mücadeleleri içerisinde denk geldik.
İyi ki de denk geldik. O, bireysel tarihimiz açısından çok önemli ve çok değerli bir figür. Benim bireysel tarihimde de Can’la beraber yol yürüyebilmek çok büyük bir onur.Can, bu belgeselde de tüm hayatı boyunca vermiş olduğu mücadelenin bu Türk halkı için, bu Türk toplumu için, her birimizin yaşamı için ne kadar önemli olduğunu ve o mücadelenin hâlâ verilmesi gerektiğini anlatıyor.”
Kesikçiler, Atalay’ın dışarıdayken bireysel hayatlarına dokunan bir insan olduğunun altını çizerek “Şu anda cezaevinde de hâlâ bireysel hayatlarımıza umuduyla, direnciyle, inadıyla; zindanları kırıp parçalayarak dışarıdaki umut ve hak, hukuk, özgürlük mücadelesini yaşatma direnci ve bilinciyle hepimize umut aşılıyor” dedi.
Belgeselin umut arttıran yönüne de değinen Kesikçiler, “Bu belgeselin en önemli kazancı Can’ın içerde, dışarıda, hayatının her aşamasında vermiş olduğu mücadelenin ne kadar önemli olduğunu göstermek oldu” ifadesinde bulundu.
Belgeselde konuşan Gazeteci Timur Soykan’ın Atalay’a dair verdiği bir anekdotta Atalay’ın “Bu memleket bizim ve memlekete küsülmez” dediği ifade edildi.
Ayrıca Barış Atay’ın konuştuğu bir bölümde “Mesele Can Atalay meselesi değil sadece, mesele Anayasa’nın ayaklar altına alınması meselesidir” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













