Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan Tavşan Burnu mevkisinde, bugün (12 Nisan) saat 13.00’te MUÇEP Bodrum Meclisi ile Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar, ilçedeki doğa tahribatı ve rant odaklı projelere karşı yürüyüş gerçekleştirdi.
Kızılağaç Mahallesi’nde Kalyon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu’nun sahibi olduğu Bodrum Bay adlı şirket tarafından yapılmak istenen otel projesi alanının önünde, MUÇEP Bodrum Meclisi ile Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Kentsel mekâna, çevreye, kültürel veya tarihi dokuya ve halkın ortak kullanım alanlarına zarar veren, yaşam kalitesini düşüren fiziksel ve hukuki müdahaleler; kente karşı işlenen suçlar olarak tarif edilmektedir. Bu suçlar, sadece fiziksel çevreye değil; aynı zamanda kentlilerin huzuruna, sağlık hakkına ve kentin ortak mirasına karşı işlenmiş sayılmaktadır.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Dolayısıyla hukuksuz imar planları, kıyıların halka kapatılması, hazine arazilerinin gasbı, sermayeye peşkeş çekilmek için turizm tahsis alanları yaratılması, masalarda alınan rant kararları, ormanların yok edilmesi, derelerin kurutulması, dağların, tepelerin parçalanarak betonlaşması, deniz çayırları başta olmak üzere deniz ekosisteminin bozulması; su, elektrik, altyapı için başka ekosistemlerin yok edilmesi, taş ocakları, beton santralleri, barajlar yapılması, pınar, ardıç, sakız, keçi boynuzu gibi bin bir çeşit bitkinin yaşam alanlarının yok edilmesi ve neticede her açıdan sağlığını yitirmekte olan Bodrum’un feryadı için buradayız.”


“MÜHÜRLEME YAPILDIYSA İNŞAAT HALA NASIL SÜRMEKTEDİR”
Orman vasfında olan ve içinde zeytin de barındıran alanın, Kalyon Holding tarafında otel inşaatı için yok edildiğinin belirtildiği açıklamada; Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, projeyi de kapsayan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliklerine karşı dava açtığını hatırlatıldı.
Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin Kalyon Holding’in müteahhitliğini üstlendiği Yalıköy Turizm A.Ş’ye ait otel projesinin imar planlarını 2025/1518 sayılı kararıyla iptal ettiğinin, kamuoyuna 16 Ocak 2026’da duyurulduğunun ifade edildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Mahkeme, söz konusu plan değişikliklerinin hukuka, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığına hükmederek planların iptaline karar vermiştir.
Öbür yandan, hemen arkasında yine aynı holding bünyesindeki başka bir şirkete ait başka bir otel projesi de ÇED yönetmeliği EK-1’e takılmamak için gibi gözüken biçimde, Bakanlık’tan EK-2’den işlem görecek kapasitelerle geçmiş, yerelde de bu şekilde işlem görmüş ve inşaata devam etmektedir.”


Sonuç olarak 308 oda kapasiteli projenin, 248 + 60 oda şeklinde iki ayrı proje gibi sunulup onaylar aldığının belirtildiği açıklamada, “Bu, mevzuata uygun gibi gözüken lakin hukukun esnetildiği yüzlerce örnekten sadece biridir. Hukuksuz ve etraftan dolanan iş ve işlemler varsa burada suç vardır” denildi.
Açıklamada, şunlar soruldu:
Mahkemenin plan iptaline rağmen, bu inşaat faaliyetleri nasıl devam etmektedir? Künye tabelasında yazan 305 ada 8 parsel için 21 Nisan 2025 tarihinde Bodrum Belediyesi tarafından verilen ‘ruhsat’ın iptal edilmesi gerekmiyor mu?
Yapı ruhsatı yasal sürece uygun verilip verilmediği hakkında, kamuoyuna bilgi verilmeli.
Edildiyse kamuoyuna neden duyurulmamıştır?
Mühürleme yapıldıysa inşaat hala nasıl sürmektedir ve hangi güce dayanarak inşaatı sürdürmektedir?
Kıyı şeridini ihlal etmekle kalmayıp, sahile doğal yapısına aykırı malzeme döktüğünü fotoğraflarla tespit edip, belediyeye bildirimde bulunmamız akabinde, ne gibi işlemlerde bulunulmuştur?
Bölgede iki ayrı turizm tahsis alanı bulunduğu ve bu alanlar için ruhsat süreçlerinin devam ettiği iddiaları doğru mudur? Çok net cevap istiyoruz!
Eğer ikinci tahsis varsa ona da dava açıldı mı?
Açılmadıysa neden açılmadı?
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarafından davası açılarak iptal edilen imar planları hakkında “’Israrlı bir idari, hukuki takibin ürünüdür.’ Sürecin devamını gerek Muğla Büyükşehir Belediyesi gerekse Bodrum Belediyesi’nden bekliyoruz” denildi.


“BODRUM’UN NE YAZIK Kİ BİR TURİZM POLİTİKASI BİLE YOKTUR”
Söz konusu toprakların sadece çevreye, doğaya duyarlı bir avuç gönüllüye ait olmadığının altının çizildiği açıklamada, şunlar işaret edildi.
“Bu topraklar sizin de, bizim de, hepimizin ve bütün canlıların. Bodrum yıllar içinde çok yara aldı, hor kullanıldı, doğası tahrip edildi. Başta söylediğimiz gibi her birimizin huzurla, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ihlal edilir; bu kentin doğal, kültürel, tarihi, sosyal ortak mirasları geri dönüşsüz yıkıma uğrar haldeyiz.
Turizm adına bir ‘dünya markası’ olma iddiası; dünyanın her yerinden birbirinin aynı tesislerle, kimliğini, özelliğini yitiren bir Bodrum ile ‘cılız bir söylem’ olmaktadır. Bodrum’un ne yazık ki bir turizm politikası bile yoktur. Proje ve parsel bazlı yaklaşımlarla idare edilmektedir. Bir vitrin tasarımı vardır, lakin politikası yoktur.”


Açıklamanın devamında şunlara vurgu yapıldı:
“’Artık yeter’ diyerek, bu memlekete sahip çıkmanız için, bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Biz yılmayacağız. Sadece burası değil; her türlü hukuksuz, kaçak ve sadece rant için peşkeş çekilen her yerde sesimizi duyuracağız.
‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine’ diyoruz. Korumaktan, beraber adil bir yaşamdan yana olan herkesi mücadeleye davet ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

