Muğla‘nın Bodrum ilçesinde bugün (25 Şubat) saat 18:00’de “Laikliği savunuyoruz” başlıklı basın açıklaması yapıldı.
Yurttaşlar, Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri ile Bodrum Veli Platformu öncülüğünde Bodrum Belediye Meydanı’nda toplandı.
Bodrum Veli Platformu adına Eda Karakiraz tarafından okunan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Okulların görevi; çocukları belirli yönlendirmelere tabi tutmak değil, onları yaşlarına uygun, bilimsel ve dengeli bir eğitimle yetiştirmektir. Eğitim sistemi; farklı aile yapılarından, farklı hassasiyetlerden ve farklı yaşam biçimlerinden gelen tüm çocukları kapsar.
Bu nedenle okullar, herkes için eşit, güvenli ve kapsayıcı bir alan olmak zorundadır. Son dönemde öğrencilerin okul kapsamında cami ziyaretlerine götürülmesi ve dini içerikli etkinliklere dahil edilmesi, eğitim sisteminin sınırları açısından ciddi bir tartışma yaratmıştır.”


“OKUL, EĞİTİM YERİDİR”
Açıklamada, “Açıkça ifade ediyoruz: Okul, eğitim yeridir. Çocuklar, okul saatleri içinde eğitim dışı uygulamaların parçası haline getirilemez” denildi.
Açıklamada, bu tür uygulamaların çocukların gelişim düzeyi gözetilmeden planlanması, okul ortamı dışına çıkarılmaları ve belirli bir çerçevede yönlendirilmeleri nedeniyle pedagojik ve hukuki açıdan tartışmalı olduğu ifade edildi.
“Özellikle küçük yaş gruplarında, çocukların anlamlandıramayacakları içeriklerle karşı karşıya bırakılması doğru değildir” ifadesinin yer aldığı açıklama, şöyle devam etti:
“Burada mesele herhangi bir değer değildir. Mesele, eğitim kurumlarının sınırlarının aşılması ve tüm öğrencilerin eşitliğinin korunmasıdır.”
Eğitim süreçlerinde; hiçbir uygulamanın zorunlu hale getirilemeyeceği, veli bilgisi ve sırası olmadan işlem yapılamayacağı ve hiçbir çocuğun kendisini dışlanmış hissetmemesi gerektiğine değinildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
ANAYASA’NIN 42. MADDESİNE ATIF YAPILDI
Ayrıca, “Anayasa’nın 42. maddesi uyarınca eğitim faaliyetleri, bilimsel esaslara uygun şekilde yürütülmek zorundadır” ifadesinde bulunuldu.
“Veliler olarak beklentimiz nettir” denilirken, “Eğitim kurumları, tüm öğrencileri kapsayan, dengeli ve sorumluluk sahibi bir yaklaşım benimsemelidir” açıklamasında açıklamasında bulunuldu.


Çocukların hiçbir tartışmanın konusu olmadığı vurgulanırken, şunlar aktarıldı:
“Onların üstün yararı her şeyin üzerindedir. Son günlerde bazı kavramların kasıtlı olarak yanlış anlamlara çekildiğini de görüyoruz. Laiklik; bir yaşam biçimi dayatması değil, herkesin inancını özgürce yaşayabildiği bir güvencedir. Hiçbir inancın kimseye zorla kabul ettirilmemesi demektir.
Biz laik eğitim dediğimizde; hiçbir çocuğun ayrıştırılmadığı, hiçbir inancın dayatılmadığı, bilimin ve eşitliğin esas alındığı bir eğitimden bahsediyoruz. Eşitlik istemek, özgürlük istemek, bilimsel eğitim istemek tartışma konusu yapılamaz.”
Son olarak, “Biz bu değerleri savunmaya devam edeceğiz çünkü Türkiye Cumhuriyeti, tüm vatandaşlarının eşit olduğu bir hukuk devletidir ve eğitim herkes için eşit, özgür ve güvenli olmak zorundadır. Okul, herkesin kendini eşit ve güvende hissettiği yerdir, yönlendirildiği değil” denildi.
“LAİK EĞİTİM TASFİYE EDİLEMEZ”
Bodrum Emek ve Demokrasi Güçleri adına Şükriye Akengin tarafından okunan “Laik eğitim tasfiye edilemez. Okullar gerici ve ideolojik dayatmaların alanı değildir” başlıklı açıklamada ise şunlar kaydedildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Millî Eğitim Bakanlığı’nın ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında yayımladığı ve okullarda dini içerikli etkinlikleri dayatan talimat, eğitim alanına yönelik açık bir ideolojik kuşatma girişimidir.
Siyasal iktidar, bir yandan okulları kendi ideolojik hedeflerinin uygulama alanına dönüştürmeye çalışırken, diğer yandan MESEM adı altında çocukları ve gençleri ucuz işgücü olarak patronların insafına terk etmektedir.”
Açıklamada “Eğitim hakkı sistemli biçimde aşındırılmakta; çocuklar bilimsel eğitimden koparılarak hem ideolojik kuşatma altına alınmakta hem de sermayenin sömürü düzenine erken yaşta dahil edilmektedir” denildi.
SERMAYE VE SİYASAL İKTİDAR VURGUSU
Ayrıca “Bu politika, çocukların geleceğini koruyan değil, onları sermayenin ve siyasal iktidarın ihtiyaçlarına göre şekillendiren bir anlayışın ürünüdür” açıklamasında bulunuldu.
“Bu bir eğitim düzenlemesi değil, laik, bilimsel ve kamusal eğitimin tasfiye edilmesi girişimidir” sözleri vurgulanırken, şunlar aktarıldı:
“Okullar, tek bir inancın, tek bir yaşam biçiminin dayatıldığı yerler değildir. Okullar; farklı inançlardan, farklı kimliklerden, farklı halklardan çocukların eşit ve özgür biçimde eğitim gördüğü kamusal kurumlardır.
Devletin görevi, eğitimi bilimsel esaslara göre yürütmek ve tüm inançlar karşısında tarafsız kalmaktır. Bugün ise yapılmak istenen, eğitimi bilimden uzaklaştırmak ve ideolojik bir araç haline getirmektir. Bu kabul edilemez.”
Eğitim emekçilerinin, “gönüllülük” adı altında bu sürecin parçası haline getirilmeye zorlandığının altı çizilirken şu ifadelere yer verildi:
“Öğretmenlerin mesai saatleri dışındaki yaşamına müdahale edilmekte, eğitim emekçileri siyasal ve ideolojik bir programın uygulayıcısı haline getirilmek istenmektedir. Bu, eğitim emekçilerinin haklarına yönelik açık bir müdahaledir.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Okullar ibadethane değildir. Okullar ideolojik dayatmaların alanı değildir. Okullar; laik, bilimsel, kamusal ve anadilde eğitimin güvence altına alındığı kurumlardır. Çocuklarımızın geleceği, siyasal iktidarın ideolojik hedeflerine ve sermayenin sömürü düzenine teslim edilemez.”


“LAİK EĞİTİMİ SAVUNACAĞIZ”
Yurttaşlar, “Bizler; laik, bilimsel, kamusal ve anadilde eğitim istiyoruz” ve “Eşit, özgür ve bilimsel bir gelecek istiyoruz” sloganları atılırken son olarak şunlar söylendi:
“Laik eğitimi savunacağız. Bilimsel eğitimi savunacağız. Kamusal eğitimi savunacağız. Anadilde eğitim hakkını savunacağız. Çocuk emeğinin sömürülmesine izin vermeyeceğiz. Eğitimin gericileştirilmesine izin vermeyeceğiz. Okulların teslim alınmasına izin vermeyeceğiz.
Boyun eğmeyeceğiz. Susmayacağız. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın laik, bilimsel, kamusal ve anadilde eğitim mücadelemiz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!




