Muğla’nın Bodrum ilçesinde, Ekomiras Derneği (Ecolegacy Mediterranean) tarafından deniz çayırlarının (Posidonia oceanica) korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında; drone görüntüleri, sualtı gözlemleri ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak deniz çayırlarının dağılımı, mevcut durumu ve üzerlerindeki baskılar detaylı biçimde haritalandırıldı.
Project Posidonia kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarda, Bodrum Yarımadası kıyılarında yapılan analizler tamamlandı. Araştırma sonuçlarına göre; Bodrum Yarımadası’nın sığ kıyı zonunda (yaklaşık ilk 10–15 metre derinlikte) toplam 2bin 185 hektarlık deniz çayırı alanı tespit edildiği belirtildi.
Buna karşılık yaklaşık 2 bin 165 hektarlık alanın; kumluk, kayalık veya tahrip olmuş habitatlardan oluştuğunun belirlendiği aktarıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


Rapora ilişkin Ekomiras Derneği tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu veriler, bölgedeki sığ deniz alanlarının yaklaşık yarısının deniz çayırlarıyla kaplı olduğunu ve Bodrum’un deniz ekosisteminin görünmeyen ama hayati bir ekosistem üzerine kurulu olduğunu ortaya koyuyor.”
Deniz çayırları için Akdeniz’de ulaşılan azami derinlik olan 40 metre temel alındığında, Bodrum Yarımadası genelinde denizlerin altında yaklaşık 6 bin 500 hektarlık deniz çayırı havzasının gizli olduğunun belirtildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bu çoğu zaman gözden kaçan ekosistem; Akdeniz biyolojik çeşitliliğinin sürekliliği için yaşamsal bir zemin oluşturan, sayısız deniz canlısına barınak, beslenme ve üreme alanı sunan, oksijen üretimiyle deniz sağlığını güçlendiren, kıyıları erozyona karşı doğal bir kalkan gibi koruyan, kirlilik yükünü azaltarak suyu berraklaştıran, turizm ve balıkçılığa değer katan ve karbon yutak işleviyle iklim değişikliğinin etkilerini dengelemeye katkı sağlayan eşsiz bir doğal miras niteliği taşır.”


“YARI KAPALI KOYLAR EN YÜKSEK RİSK ALTINDAKİ ALANLAR“
Scanu et al. tarafından 2021’de deniz çayırları için hesaplanan hektar başına yıllık 21 bin 660 ABD doları katma değer dikkate alındığında, yaklaşık 6 bin 500 hektarlık deniz çayırı havzasının yalnızca turizm ve balıkçılık girdileri üzerinden yılda yaklaşık 140 milyon 681 bin 700 ABD doları düzeyinde bir ekonomik katkı sunduğunun kabaca öngörülebildiğinin ifade edildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Bu nedenledir ki Bodrum Yarımadası deniz çayırları yalnızca bir bitki değil; kıyı yapılaşması, kirlilik ve demirleme baskısıyla verilen tüm bu hasara rağmen halen günümüzde, karbon depolayan, suyu temizleyen, binlerce canlıya yaşam alanı sağlayan ve kıyı erozyonunu önleyen denizin ‘akciğerleri’ olarak tanımlanıyor.”


Analizlerin, deniz çayırlarının ciddi bir baskı altında olduğunu gösterdiğinin altının çizildiği açıklamada, şunlara vurgu yapıldı:
“Özellikle yoğun tekne trafiği ve demirleme faaliyetleri, kıyı yapılaşması, sahil düzenlemesi, şehir kaynaklı kirlilik, balık çiftlikleri ve marina operasyonları bu hassas habitat üzerinde doğrudan tahribat yaratıyor.
Özellikle demirleme faaliyetleri, çapa ve zincirin deniz tabanında sürüklenmesiyle çayırların kökünden kopmasına neden oluyor. Bu hasarın izleri yıllarca kalabiliyor. Raporda da ortaya koyulduğu üzere yarı kapalı koylar en yüksek risk altındaki alanlar.”
Söz konusu bölgelerde birden fazla stres faktörünün aynı anda etkili olduğunun belirtildiği açıklamada, “Sirkülasyonun sınırlı olması nedeniyle kirlilik birikiyor, su kalitesi düşüyor ve bu durum deniz çayırlarının zayıflamasına hatta yer yer yok olmasına yol açıyor” denildi.


“BAZI KOYLARDA ARTIK MESELE ‘BOZULMA RİSKİ’ DEĞİL, DOĞRUDAN BİR ‘KAYBETME SÜRECİ’”
Açıklamanın devamında, şunlara dikkat çekildi:
“Bodrum gibi kıyı yapılaşmasının yoğun olduğu bölgelerde; dalgakıranlar, marinalar, platformlar, iskeleler, kıyı dolguları ve plaj düzenlemeleri gibi müdahaleler, deniz çayırı habitatlarında doğrudan ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan kayıplara yol açıyor.
Sahaya baktığımızda bu etkilerin çok net bölgesel karşılıklarını görüyoruz: Gündoğan, Türkbükü ve Yalıkavak’ta demirleme ve yapılaşma baskısı çakışarak deniz çayırlarını fiziksel olarak parçalarken; yaz sezonunda kapasitesi yetersiz kalan veya iyi işletilmeyen tesislerden denize bırakılan atık sular, su kalitesini bozarak bu baskıyı artırıyor.”


Yalıkavak ve Bodrum merkezinin benzer şekilde yüksek baskı altında bulunduğu; Gümbet’te kirliliğin öne çıktığı; Bitez Koyu’nda ise yarı kapalı yapı nedeniyle hem kirlilik hem de sedimantasyon kaynaklı zayıflama görüldüğü aktarıldı ve “Bu tablo, bazı koylarda artık meselenin ‘bozulma riski’ değil, doğrudan bir ‘kaybetme süreci’ olduğunu ortaya koyuyor” denildi.
Elde edilen mekansal veriler doğrultusunda, hassas çayır alanlarının korunması için somut çözüm önerileri geliştirildiğinin altının çizildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Bunların başında, deniz koruma alanlarının oluşturulması ve ekolojik akıllı tonoz (bağlama) sistemlerinin yaygınlaştırılması geliyor.
Bilimsel analizler ve tüm paydaşların katkıları doğrultusunda geliştirilen, beton tonoz içermeyen ve deniz tabanında lüzumsuz ilave alan kaplamayan yeni nesil sistemler sayesinde teknelerin deniz çayırları gibi hassas ekolojik habitatlara zarar vermeden sabitlenmesi mümkün hale gelmektedir.”
Söz konusu sistemlerin, işletme ve bakım süreçlerinin sürdürülebilir biçimde yönetilmesine olanak tanırken, özellikle yoğun kullanılan koylarda habitat tahribatını önemli ölçüde azalttığı belirtildi.
Bodrum Yarımadası Kıyılar ve Deniz Çayırı Analiz Raporu’na ulaşmak için tıklayın.


DENİZ ÇAYIRLARININ KORUNMASI İÇİN “GREEN RANGERS” PROJESİ BAŞLATILDI
Diğer yandan, Ekomiras Derneği’nin deniz çayırlarını korumak için başlattığı “Green Rangers” projesi kapsamında; gönüllüler, dalgıçlar, bilim insanları, kamu ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği uygulama odaklı bir çözüm modeli oluşturduğu ifade edildi.
Proje hakkında ise şu ifadeler kullanıldı:
“Projeyle yerel gönüllüler, dalgıçlar, okullar, belediyeler, balıkçılık ve tekne kooperatifleri ile denizcilik paydaşları ve sivil toplum kuruluşları bir araya getirilerek; deniz çayırlarının daha fazla hasar görmesinin önlenmesi, zarar görmüş Posidonia alanlarının restorasyonu ile çayırların haritalanması, izlenmesi ve korunması amaçlanıyor.”
Proje hedefleri ise şu şekilde sıralandı:
Green Rangers Gönüllü Ağı ile denizel ekosistemlerin korunması, izlenmesi ve restorasyonunun güçlendirilmesi.
Bilimsel analizlerle hasar tespit edilen yerlerde Posidonia restorasyonu.
Deniz çayırlarının deniz tabanında Sonar ve havadan görüntüleme sistemleriyle haritalanması, izlenmesi ve korunması.
Plastik atıklar, balıkçılık artıkları ve hayalet ağların temizlenmesi.
Sorumlu teknecilik uygulamalarının teknolojik uygulamalarla geliştirilmesinin yaygınlaştırılması ve kullanımının teşvik edilmesi.
Hedeflerinin sadece yerel olmadığının altının çizildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Uzun vadede Bodrum Yarımadası, Mavi Tur rotaları ve Gökova Körfezi’ni kapsayan; iyi planlanmış, etkin şekilde denetlenen ve gerçekten korunan geniş ölçekli bir deniz koruma alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu modelin Bodrum’dan başlayarak tüm Akdeniz’e yayılabilecek bir örnek oluşturması amaçlanıyor.”


“BU HIZLA DEVAM EDERSEK BİRKAÇ YIL İÇİNDE SAĞLIKLI DENİZ EKOSİSTEMLERİNİ KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ekomiras Derneği Kurucusu ve deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp, deniz çayırlarının Akdeniz’in en değerli ama en az bilinen ekosistemlerinin biri olduğuna dikkat çekti ve şunları aktardı:
“Karbon depoluyor, suyu temizliyor, binlerce canlıya yaşam alanı sağlıyor ama bugün gördüğümüz tablo çok net: ciddi bir baskı altındalar. Project Posidonia ile durumu bilimsel olarak ortaya koyduk. Şimdi Green Rangers ile sahada çözüm üretme zamanı.”
Bu meselenin sadece doğa değil; turizm, balıkçılık, ekonomi ve yaşam kalitesi meselesi olduğunun altını çizen Gökalp, şunları işaret etti:
“Açık konuşmak gerekirse, bu hızla devam edersek birkaç yıl içinde sağlıklı deniz ekosistemlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Bu yüzden denizle bağı olan herkesi bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

