Bodrum Kadın Platformu, İsrail ile İran arasında 13 Haziran’da başlayan çatışmaya ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, “Suriye’de emperyalistler eliyle kurulan şeriatçı iktidar düzenine sessiz kalanların, İran’daki kadınlar üzerinden özgürlük dersi vermeye kalkması tam anlamıyla sahtekârlıktır” denildi.
İsrail, 13 Haziran’da İran’ın farklı kentlerindeki nükleer tesislere ve ordunun üst komuta kademesine karşı saldırılar düzenledi.
Ardından İran ordusu, İsrail’e balistik füzelerle misilleme saldırılarına başladı.
İran İsrail çatışmasının beşinci gününde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu; İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayan Meclis Başkanlığı tezkeresi oybirliğiyle kabul edildi.
Resmî Gazete’de bugün (18 Haziran) “İsrail’in saldırganlığıyla başlayan ve derinleşen, İran’la çatışmalı sürece dair karar” başlığıyla yayımlanan tezkerede; İsrail’in, Gazze ve İran’a yönelik saldırıları kınandı.
Diğer yandan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan belgede, İsrail’in uzun yıllardır sürdürdüğü hukuka aykırı ve soykırımcı politikaların tüm dünyayı tehdit ettiği vurgulandı.
Ayrıca tezkerede, İsrail’in saldırganlığı karşısında sessiz kalan tüm uluslararası kurumlar ve hükümetler, uluslararası hukuk ve diplomasi temelinde sorumluluk almaya çağırıldı.
Tezkerede, barışı önceleyen ve insan hayatını esas alan bir anlayışla bölgede kalıcı bir çözüm için girişimlerde bulunulacağı belirtildi. TBMM Kararı’na ulaşmak için tıklayın.
“ORTADOĞU YENİDEN ATEŞE VERİLİYOR”
Konuya ilişkin sosyal medya hesabından, “Savaş değil, yaşamın tarafındayız” başlığıyla açıklama yayımlayan Bodrum Kadın Platformu, şu ifadeleri kullandı:
“Ortadoğu yeniden ateşe veriliyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in bölgeyi yıllardır istikrarsızlaştıran savaş ve işgal politikaları hız kesmeden sürüyor.”
İsrail’in bir buçuk yıldan fazla süredir Gazze’ye saldırdığı ve şimdi de ABD desteğiyle İran’a saldırdığının belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Kadın özgürlük mücadelesini, kendi kirli politikalarına perde yapmak isteyen emperyalistlerin oyunlarını tanıyoruz. Kadın haklarını gerçekten savunmadıkları gibi, bu hakları işgal ve yıkımı meşrulaştırmak için birer vitrin haline getiriyorlar.”
Açıklamanın devamında, “ABD’nin 2001’de Afganistan’ı işgal ederken kadın haklarını anımsaması, 2021’de ise Taliban rejimine kadınları ve çocukları teslim ederek ülkeden çekilmesi gibi bugün de benzer bir oyunun sahnelendiğini görüyoruz” denildi.
“BİZ, İRAN COĞRAFYASINDAKİ KADINLARIN TARAFINDAYIZ”
Açıklamada; emperyalist odakların, İran’daki kadın düşmanı Molla rejiminin uygulamalarını gerçek bir neden değil, savaş politikalarını meşrulaştırmak için bir gerekçe gibi kullanıldığının vurgulanarak şunlara dikkat çekildi:
“Ne ABD ne İsrail ne de emperyalizmin herhangi bir biçimi, kadınların özgürlüğüne katkı sağlamaz. Ayrıca emperyalizmin ikiyüzlülüğü, sadece İran’la sınırlı değil. Aynı güçler bugün Suriye’de kadınları kaçıran, işkenceden geçiren, Alevi kadınları katleden HTŞ (Şam Kurtuluş Heyeti) gibi radikal İslamcı yapılara destek veriyor.”
Açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı:
“Suriye’de emperyalistler eliyle kurulan şeriatçı iktidar düzenine sessiz kalanların, İran’daki kadınlar üzerinden özgürlük dersi vermeye kalkması tam anlamıyla sahtekârlıktır. Biz, ‘Jin jiyan azadî (kadın, yaşam, özgürlük)’ diyen, ‘Zen zendegi azadî (kadın, yaşam, özgürlük)’ diyen İran coğrafyasındaki kadınların tarafındayız.”
İranlı kadınların mücadelesini ve kararlarını desteklendiklerinin vurgulandığı açıklamada, şunların altı çizildi:
“İran’da hayatları pahasına başkaldıran, saçlarını keserek, başörtüsünü yakarak sokağa çıkan kadınların özgürlük talebinin yanındayız ama baskıcı İslamcı rejimlere karşı durmakla emperyalizmin işgalci politikalarına yedeklenmek arasında keskin bir fark vardır.”
“BU SAVAŞLARIN BEDELİNİ KADINLAR, ÇOCUKLAR, YOKSULLAR, GÖÇ YOLLARINA DÜŞENLER ÖDÜYOR”
Sadece İran’da değil; Suriye, Yemen, Irak, Libya, Filistin ve Ukrayna gibi bölgelerindeki tüm savaşların temelinde erkek egemen, otoriter ve kapitalist sistemlerin olduğunun belirtildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu savaşlardan nemalanan hükümetler, şirketler, devletler var. Bu savaşların bedelini ise kadınlar, çocuklar, yoksullar, göç yollarına düşenler ödüyor.”
Türkiye’nin bu savaş politikalarının parçası olmaması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “Siyasi iktidarı, İsrail’le olan bütün ticari ilişkileri sonlandırmaya, askeri ve ekonomik ortaklıkları derhal durdurmaya çağırıyoruz” denildi.
“ŞİDDETSİZ, EŞİTLİKÇİ, ADİL VE BARIŞÇIL BİR DÜNYAYI KADINLARIN BİRLİKTE MÜCADELESİYLE KURACAĞIZ”
Bodrum Kadın Platformu olarak; kadın haklarının savaş gerekçesi değil, savaş karşıtı direnişin temeli olduğunun belirtildiği açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Emperyalizmin savaşlarına da, bölge halklarına kan kusturan ataerkil rejimlere de karşıyız. Suriye’de kadınlara zulmeden cihatçı güçleri destekleyenlere de, İran’da kadınları bastıran Molla rejimine de karşıyız.“
Açıklamanın sonunda ise “Şiddetsiz, eşitlikçi, adil ve barışçıl bir dünyayı kadınların birlikte mücadelesiyle kuracağız. Savaşı değil yaşamı, işgali değil dayanışmayı, suskunluğu değil direnişi büyütüyoruz” denildi.