Muğla‘nın Bodrum ilçesinde dün (17 Mart) akşam saatlerinde cinsel saldırıya uğradığını beyan ederek ihbarda bulunan bir kadın hastaneye kaldırıldı. Bodrum Kadın Platformu, söz konusu olaya ilişkin bugün (18 Mart) yazılı açıklama yaptı.
“Hiçbirimiz güvende değiliz” başlıklı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bodrum’da bir kadına yönelik gerçekleştirilen alıkoyma, tecavüz ve gasp, erkek egemen sistemin kadın bedeni ve yaşamı üzerindeki tahakküm kurma aracıdır. Biz kadınlar biliyoruz ki bu saldırılar, gücünü kadın düşmanı politikalardan, cezasızlık kültüründen ve erkek devletin sunduğu koruma kalkanından almaktadır.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Sokakların kadınlar için güvensiz hale gelmesinde, İstanbul Sözleşmesi’ni feshedenlerin ve 6284 sayılı yasayı etkisizleştirmeye çalışanların doğrudan sorumluluğu vardır. Özellikle göçmen kadınların bu patriyarkal sistem içinde daha katmerli bir şiddete ve sömürüye maruz bırakılması, kadın düşmanı politikaların yarattığı bu kuşatmanın doğrudan bir sonucudur.”
Sorumluluğun sadece merkezi politikalarla sınırlı olmadığı vurgulanan açıklamada, “Kentin ışıklandırılmasından toplu taşıma güvenliğine kadar kadın odaklı bir kent politikası gütmeyen yerel yönetimler ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen tüm kamu kurumları da bu güvensizliğin ortağıdır” denildi.
Ayrıca, “Kamusal alanın kadınlar için tehdit haline getirilmesi, bu çok katmanlı erkek egemen sistemin kadınları baskı altına alma aracıdır. Sessiz kalmıyoruz, itaat etmiyoruz. Bu saldırı doğrudan tüm kadınlaradır” açıklamasında bulunuldu.
“FAİLLER DERHAL YAKALANMALI”
Bodrum Kadın Platformu, yaşanan olayın ve sonrasında gelişecek hukuki sürecin doğrudan tarafı ve takipçisi olacaklarını belirterek “Failler derhal yakalanmalı ve hiçbir erkek yargı kurgusuna geçit verilmeksizin en ağır şekilde cezalandırılmalıdır” dedi.
“Buradan bir kez daha haykırıyoruz” denilen açıklamada, şu maddeler sıralandı:
- Etkin Soruşturma Yürütülsün: Bu saldırının failleri derhal yakalanmalı, soruşturma süreci şeffaf yürütülmeli ve erkek adaletin ‘iyi hal’ ya da ‘tahrik’ gibi cezasızlık araçlarına başvurulmasına izin verilmemelidir.
- Yasal Güvenceler Uygulansın: Kadın düşmanı politikalardan vazgeçilmeli, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun etkin bir şekilde uygulanarak kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılmamalıdır.
- Güvenli Kent Politikaları Hayata Geçirilsin: Yerel yönetimler ve ilgili tüm kurumlar, sokakların, durakların ve tüm kamusal alanların aydınlatılması ve güvenli toplu taşıma olanaklarının sağlanması için derhal bütçe ve sorumluluk ayırmalıdır.
Son olarak açıklamada, “Erkek egemen adalet anlayışınızı da, kadınları kuşatmaya çalışan zihniyetinizi de tanımıyoruz. Haklarımız ve hayatlarımız için örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz” ifadesinde bulunuldu.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


