Bodrum Kadın Platformu, Suriye’deki çatışmalarda kadınların sistematik şekilde hedef alındığını belirterek, kadın bedeninin savaşın bir aracı haline getirildiğine dikkat çekti.
Bodrum Kadın Platformu, Heyet-i Tahrir’uş Şam’ın (HTŞ) tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, Suriye’de 6 Mart 2025’ten itibaren yaşanan çatışma sürecinin kadınları doğrudan hedef aldığı belirtildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Açıklamada, sivillere yönelik saldırıların, zorla yerinden etmelerin ve kuşatma politikalarının kadınlar açısından kaçırılma, cinsel şiddet ve beden üzerinden kurulan baskı düzeni anlamına geldiği ifade edildi.
Bodrum Kadın Platformu, DEAŞ’a (Irak Şam İslam Devleti – IŞİD) karşı “mücadelede simge haline gelen Kürt kadınlarının örgülü saçlarının” zorla kesilerek dolaşıma sokulmasının, kadın bedeninin savaş ganimeti olarak görüldüğüne dair açık bir gösterge olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Bu teşhir, kadınları aşağılamayı, direniş hafızasını ve Kürt kadın mücadelesini hedef alan bilinçli bir saldırıdır” denildi.
“İSİMLER DEĞİŞSE DE KADINLARA YÖNELEN ŞİDDETİN KARAKTERİ DEĞİŞMİYOR”
Platform, Halep ve Lazkiye başta olmak üzere birçok bölgede Alevi kadınların hem inançları hem de cinsiyetleri nedeniyle hedef alındığını belirtti. Ezidi kadınlara yönelik daha önce IŞİD tarafından uygulanan şiddetin, bugün HTŞ gibi yapıların eliyle sürdürüldüğü söylendi.
Açıklamada, “İsimler değişse de kadınlara yönelen şiddetin karakteri değişmiyor” ifadelerine yer verildi.
Kuzey ve Doğu Suriye’ye (Rojava) yönelik saldırıların siyasal boyutuna da dikkat çeken Bodrum Kadın Platformu, Türkiye’de bazı kesimlerin IŞİD karşıtı söylemleriyle çelişen tutumlar sergilediğini söyledi. Açıklamada konuya ilişkin şunlar söylendi:
“Yalova’da, İstanbul’da, Türkiye’nin herhangi bir yerinde IŞİD karşıtı olduğunu söyleyip; söz konusu Suriye, Rojava ve Kürt kadınlar olduğunda IŞİD siyasetinin cisimleşmiş hali olan HTŞ’den yana saf tutmak açık bir ikiyüzlülüktür. Dün tarikat ve cemaatlere karşı olduğunu söyleyenlerin bugün Kürtler söz konusu olduğunda bu yapılara göz kırpması, kadınlara yönelen şiddeti fiilen meşrulaştırmaktadır.”
Açıklamada son olarak, mücadele vurgusu yapıldı ve şunlar söylendi: “Suriye’de yaşananlar, çatışma süreçlerinde kadınların kazanımlarını savunmanın yaşamsal bir mücadele başlığı olduğunu bir kez daha göstermektedir.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
NE OLMUŞTU?
Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, farklı silahlı grupların ve bölgesel aktörlerin dahil olduğu çok katmanlı bir çatışma sürecine dönüştü. Çatışmalar boyunca birçok bölgede kuşatma ve nüfus hareketleri yaşandı. Bu süreçte kadınlar, zorla göç, kaçırılma, cinsel şiddet ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldı ve bu durum uluslararsı raporlara yansıdı.
Reuters ve Associated Press, 6 Mart 2025’te Lazkiye’nin Ceble (Jableh) bölgesinde güvenlik güçleri ile Esad’a bağlı militanlar olarak tanımlanan gruplar arasında çatışmaların başladığını; Lazkiye ve Tartus’ta sokağa çıkma yasağı ve güvenlik operasyonları duyurulduğunu aktardı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 9 Mart 2025 tarihli açıklamasında 6 Mart’tan itibaren yaşanan olaylarda 745 Alevi sivilin öldürüldüğünü bildirdi.
Ocak 2026’da, Serbestiyet ve Independent Türkçe, Rakka’da çekildiği belirtilen videoda bir kişinin elinde saç örgüsü tutarak bir SDG (Suriye Demokratik Güçleri) mensubu kadının saçını kestiğini söylediğinin görüldüğünü; aynı kişinin daha sonra elindeki saç örgüsünün peruk olduğunu ileri sürdüğünü yazdı.
IŞİD’in Ezidi kadınlara yönelik kaçırma, cinsel kölelik ve cinsel şiddet uygulamalarına ilişkin bulgular; BM İnsan Hakları Konseyi Suriye Araştırma Komisyonu’nun “They came to destroy” raporunda, Amnesty Internationalın “Escape from Hell” raporunda ve Human Rights Watch’ın “Iraq: ISIS Escapees Describe Systematic Rape” çalışmasında yer alıyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













