Bodrum Kadın Dayanışma Derneği (BKD), İstanbul Kartal Adliyesi’nde savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan’ın, kadın hakimi silahla yaraladığı olaya ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, “Bu saldırı, hukukun üstünlüğüne değil; erkekliğin dokunulmazlığına dayanmaktadır” denildi
Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde, dün (13 Ocak 2026) İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, kadın hakimi silahla vurdu. Silahlı saldırı sonrası yaralanan hakimin hastaneye kaldırıldığı ve hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
Konuya ilişkin Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, sosyal medya hesabından “Erkek yargı düzeni silah çekiyor” başlığıyla bugün (14 Ocak 2026) bir açıklama yayımladı. Açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli hâkim kadın A. K’a, savcı Muhammet Çağatay Kılıçaslan tarafından kendi çalışma alanında yöneltilen silahlı saldırı, erkek egemen devletin yargı aygıtı içinde örgütlenen erkek şiddetinin doğrudan göstergesidir.”
Söz konusu saldırının, kişisel bir sapma ya da kontrol kaybı olmadığının altının çizildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Erkekliğin güç, silah ve cezasızlıkla tahkim edildiği yargı düzeninin ürettiği politik bir eylemdir. Erkekler, bu düzende yalnızca şiddet uygulamaz; devlet tarafından yetkilendirilir, korunur ve meşrulaştırılır. Yargı, kadınlar için bir güven alanı değil; erkek iktidarının kurulduğu ve sürdürüldüğü bir mücadele sahasıdır.”
“ERKEK EGEMEN SİSTEMİN, KENDİSİYLE TAMAMEN UYUMLU ÇALIŞTIĞININ GÖSTERGESİDİR”
Açıklamada, şunlar soruldu:
Adalet Bakanlığı, savcıları hangi ölçütlerle seçmektedir?
Bu ülkede savcı olmak için hangi etik, psikolojik, toplumsal cinsiyet duyarlılığı ya da şiddet geçmişi denetimi yapılmaktadır?
Silah taşıma yetkisi verilen, kamu gücüyle donatılan erkeklerin erkeklik rejimiyle ilişkisi neden sistematik biçimde sorgulanmamaktadır?
“Ortada bir ‘eksiklik’ değil, bilinçli bir tercih vardır” denilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Erkek egemen devlet, erkekleri yargı içinde güçlendirirken kadınların yaşamını tali bir mesele olarak görmektedir.”
Fail Kılıçaslan’ın, Kadına Yönelik Şiddet Suçları Bürosu’nda görev yaptığının hatırlatıldığı açıklamada, “Yalnızca ‘çürüme’ değil; erkek egemen sistemin, kendisiyle tamamen uyumlu çalıştığının göstergesidir” denildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“BU SALDIRI, YARGININ TARAFSIZLIĞINA DEĞİL; ERKEKLİĞİN TARAFLILIĞINA İŞARET ETMEKTEDİR”
Kadına yönelik şiddetle mücadele birimlerinin, erkeklerin kariyer basamaklarına dönüştüğünün belirtildiği açıklamada, “Kadınların ise dosyalara sıkıştırıldığı bir düzenden söz ediyoruz. Erkek şiddetiyle mücadele iddiası bu düzende yalnızca bir vitrindir” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında, şunların altı çizildi:
“Bu saldırı, yargının tarafsızlığına değil; erkekliğin taraflılığına işaret etmektedir. Bu saldırı, hukukun üstünlüğüne değil; erkekliğin dokunulmazlığına dayanmaktadır. Bu saldırı, ‘adalet’ söylemiyle üstü örtülen erkek iktidarının silahlı yüzüdür.”
“KADINLAR, BU ERKEK EGEMEN İDEOLOJİNİN CİNSİYETÇİ YARGISINA KARŞI MÜCADELEDEN ASLA VAZGEÇMEYECEKLER”
Ayrıca açıklamada, şunlar talep edildi:
Fail Muhammet Çağatay Kılıçaslan yalnızca bireysel bir suçlu olarak değil politik bakış açımız gereği erkek egemen yargı düzeninin ürünü olarak yargılanmalıdır; bu şiddet eylemi bir dönüm noktası oluşturmalıdır.
Adalet Bakanlığı’nın savcı seçme, atama ve denetleme mekanizmalarını etkin ve periyodik denetime tabi tutulmalıdır.
Erkek şiddetini yeniden üreten yargı pratiğiyle sistematik değil, politik bir hesaplaşma yürütülmelidir.
Bu davanın yalnızca izleyicisi olmadıklarının, tarafı olduklarının vurgulandığı açıklamada, şunlara dikkat çekildi:
“Hakim kadına yönelen bu saldırı, kadınların kamusal alandaki varlığına yönelmiş bir gözdağıdır. Bu gözdağını kabul etmiyoruz. Kadınlar, bu düzende ‘korunma’ değil; erkek egemen yargıyı yok etme mücadelesi veriyor.
Kadınlar asla geri adım atmayacak. Kadınlar susmayacak. Kadınlar, bu erkek egemen ideolojinin cinsiyetçi yargısına karşı mücadeleden asla vazgeçmeyecekler.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













