Muğla’nın Bodrum ilçesinde 21 Temmuz 2010’da Aslı Baş, iş insanı Ahmet Derya Bayer’e ait villanın terasından düşerek şüpheli şekilde hayatını kaybetmişti.
Ahmet Derya Bayer ve çocukları Hakan Sadi Bayer ile Volkan Bayer’in “nitelikli kasten öldürme” ve “azmettirme” suçlamasıyla yargılandığı Aslı Baş cinayeti davası kapsamında 15 Ocak 2020’de beraat kararı verilmişti. Baş’ın ailesi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın temyiz ettirdiği karar, Yargıtay’ın 11 Mart 2025 tarihli hükmüyle bozulmuştu.
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 Aralık’ta görülen bir önceki duruşmada avukatların ve Aslı Baş’ın ailesinin beyanları dinlenmişti.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Aslı Baş’ın ailesinin avukatı Fahri Safa Küpçü, cep telefonu verilerinin ayrıntılı şekilde incelenmesini talep etmişti. Bozma ilamında sadece eksikliklerin giderilmesi istenmişti.
Dava 4 Haziran 2026’ya ertelenmişti.
Duruşma öncesi bugün (3 Haziran) Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katılım çağrısında bulundu.
“Aslı Baş için adalet mücadelemiz sürüyor” başlıklı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Yarın, 4 Haziran 2026 tarihinde Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmada, erkek şiddetini aklanmasına, kadın cinayetlerinin örtbas edilmesine ve cezasızlık politikalarına karşı adalet talebimizi bir kez daha yükseltmek için buluşuyoruz.”
“HAKİKATİ KARARTAN MEKANİZMALARIN BİR BAŞKA YÜZÜDÜR”
Zorla getirme kararına karşın duruşmaya tanıkların gelmediğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar söylendi:
“Yıllardır bu dosyada gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyenler, bugün de eksik ve yetersiz raporlarla, zorla getirme kararlarına rağmen mahkemeye gelmeyen tanıklarla karşımıza çıkıyor. Tanığın gelmemesi yalnızca bir usul sorunu değil, bu ülkede erkek şiddetini koruyan ve hakikati karartan mekanizmaların bir başka yüzüdür.”
“FAİLİ, DELİL KARARTMAYI, SUSKUNLUĞU VE CEZASIZLIĞI BİRLİKTE GÖRÜYORUZ”
Aslı Baş dosyasının, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarından bağımsız olmadığı vurgulanan açıklama, şöyle devam etti:
“Kadınların kaybedildiği, öldürüldüğü, ardından da gerçeklerin karartıldığı bu düzende; faili, delil karartmayı, suskunluğu ve cezasızlığı birlikte görüyoruz.
Biz biliyoruz ki kadınlar şüpheli biçimde ölmüyor; erkek şiddeti, erkek dayanışması ve devletin cezasızlık politikaları tarafından yaşamdan koparılıyor.
Aslı Baş için adalet; yalnızca cinayetin değil, cinayeti gizleyenlerin, koruyanların ve yıllardır bu dosyanın sürüncemede bırakılmasına ortak olanların da hesap vermesidir.”
Son olarak tüm kadınlar duruşmaya çağrıldı: “Aslı Baş için, Gülistan için, Rojin için, yaşam hakkımız için; erkek şiddetine ve cezasızlığa karşı mücadeleyi büyütmek üzere tüm kadınları duruşmaya çağırıyoruz.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

