Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Güvercinlik Koyu’nda, 35 yaşındaki Bahar Taş, yanındaki kişilerle beraber kiraladığı teknede 8 Şubat 2026 sabahı şüpheli şekilde ölü bulunmuştu.
Bahar Taş ile birlikte teknede bulunan Taş’ın çalıştığı iş yerinin sahibi T.T. ile tekne sahibi S.E. gözaltına alınmış ancak adli kontrolle serbest bırakılmışlardı.
Soruşturma kapsamında, 2 Nisan akşam saatlerinde gözaltına alınan şüphelilerden tekne sahibi S.E’nin 3 Nisan’daki savcılık sorgusunun ardından savcılığın itirazı üzerine hakkında tutuklama kararı verildiği aktarılmıştı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Bahar Taş’ın ailesi, dün (1 Mayıs) sosyal medya hesabından yazılı açıklama yayımladı. Yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Bahar Taş’ın şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada adli tıp kurumunun açıkladığı otopsi raporu kesin ölüm nedeninin karbonmonoksit zehirlenmesi olduğunu ortaya koymuş ve iki şüpheliden biri olan tekne sahibi S.E. taksirle ölüme sebebiyet vermekten tutuklanmıştır.
Bu gelişmeler ışığında soruşturma dosyasında yaşanan güncel gelişmeler ile aile ve vekillerinin talepleri hakkında kamuoyuna açıklama yapma ihtiyacı oluşmuştur.”
Açıklamada, “Dosyada bulunan bilirkişi raporunda olayın meydana geldiği teknede 2025 temmuz ayından itibaren görüntü kayıtlarının olduğu belirtilerek ‘olay’ gününe dair görüntülerin bulunulmadığı belirtilmiş ancak bu durumun nedeni ‘tespit edilemedi’ denilerek açıklanmıştır” denildi
Bahar Taş’ın ailesinin avukatları, kamera görüntülerine bir müdahale olup olmadığı, olmuşsa da silinen görüntülerin geri getirilmesi için savcılığa teknik uzman heyeti oluşturması ve ek inceleme yapması konusunda talepte bulunduklarını belirtti.
HTS KAYITLARINDAKİ TELEFON GÖRÜŞMELERİ VURGULANDI
Aynı raporda S.E’ye ait telefondaki tüm dijital sosyal medya uygulamalarının ve buna bağlı olarak yazışmalarının silindiği de vurgulanırken, “Bu konu ile ilgili veri kurtarma uzmanları tarafından söz konusu şüpheli olaya dair detaylı bir analiz raporu talep edilmiştir” ifadesinde bulunuldu.
Soruşturma dosyasında bulunan HTS (Historical Traffic Search – Tarihsel Trafik Arama) kayıtlarına atıf yapılan açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Şüphelilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramadan önce birçok farklı kişiyle telefon görüşmeleri yaptıkları, bu kişilerden bazılarının Aydın Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru oldukları, olayın Aydın dışında yaşanmasına rağmen aranan bazı şahısların olay yerine intikal ettikleri anlaşılmıştır.
Şüphelilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’nden önce telefon görüşmesi yaptığı kişilerin ifadesine başvurulmasına dair soruşturma savcılığına başvuruda bulunulmuştur.”
“SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
“Maddi gerçeğin hiçbir şüpheye yer bırakmadan ortaya çıkarılması ve yaşanan bu acı kaybın bütün yönleriyle aydınlatılması temel önceliğimizdir” sözlerinin yer aldığı açıklamada, son olarak şunlar kaydedildi:
“Bahar Taş’ın ailesi ve vekilleri olarak tek amacımız bir insanın hayatına mal olan bu süreçte sorumluluğu bulunan herkesin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde yargı önünde hesap vermesidir.
Şüpheli kadın ölümlerinin gündemden düşmediği ülkemizde Bahar Taş davasının sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Açıklama, “Bahar Taş için adalet” ifadesiyle sonlandırıldı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

