DSİ’nin, Bodrum ve Milas ilçeleri için istenen içme-kullanma suyu tahsisini reddetmesi TİHEK’e taşınırken, Sandras Platformu su transferi projelerine karşı çıktı. DSİ ise Akköprü Barajı’ndan, Büyük Menderes Havzası’na su transferi yapılmayacağını açıkladı.
Gündem Fethiye’den Hülya Çetinkaya, 14 Ocak 2026’da “Ekinanbarı Desalinasyon (Tuzlu Su Arıtma) Tesisi Projesi”ne ilişkin yönelttiği soruya cevap veren Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde Dalaman Çayı üzerinde yer alan Akköprü Barajı hakkında da konuşmuştu.
Aras, “Dalaman Çayı’ndan talep ettiğimiz 50 milyon metreküpün üzerindeki bir su, yine oradaki akarsuyumuzdan ve Akköprü Barajı’ndan alacağımız suyu da ‘sizin ihtiyacınız yok’ diyerek Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) reddetti” ifadelerini kullanmıştı.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!


MAHMUT TANAL, TİHEK’E BAŞVURDU
Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal; DSİ’nin uygulamasının siyasi görüş temelinde ayrımcılık oluşturup oluşturmadığının tespit edilmesi istemiyle Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu’na (TİHEK) başvurdu.
Dilekçesinde, Akköprü Barajı’ndan Aydın iline yıllık yaklaşık 220 milyon metreküp sulama suyu tahsisinin devam ettiğini belirten Tanal, “Yaşamsal bir hak reddedilirken ikincil nitelikteki bir kullanımın sürdürülmesi açık bir öncelik ihlalidir” ifadelerini kullandı.
Anayasa’nın ikinci ve 17’nci maddelerine dikkat çeken Tanal; Türkiye’nin insan haklarına dayalı bir hukuk devleti olduğunu, herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Başvurusunun sonuç bölümünde ise Anayasa ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu kapsamında ihlal bulunup bulunmadığının incelenmesini talep etti ve ihlal tespiti halinde idare hakkında uyarı ve tavsiye kararı verilmesini, ayrıca benzer uygulamaların önlenmesi için gerekli tedbirlerin belirlenmesini istedi.
SANDRAS PLATFORMU: “SANDRAS’TAN SU TRANSFERİ KABUL EDİLEMEZ; SU CANLILARIN ORTAK VARLIĞIDIR”
Sandras Platformu tarafından dün (30 Ocak 2026) “Sandras’tan su transferi kabul edilemez; su canlıların ortak varlığıdır!” başlığıyla yapılan yazılı açıklamada, Aydın’a su tahsisi ve Bodrum’un artan su talebi için Sandras dağlarından su transferi planları eleştirildi.
Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Alanı’nın, ulusal ve uluslararası düzeyde koruma statüsüne sahip ekosistemler bütünü olduğunun altının çizildiği açıklamada, şunlar aktarıldı:
“Sandras’tan beslenen yeraltı ve yerüstü suları; Köyceğiz Gölü’nü, Dalyan kanallarını, İztuzu Plajı’nı, caretta carettaları, su kuşlarını ve zengin orman örtüsünü ayakta tutmaktadır. Bu sistemden yapılacak herhangi bir su çekimi, zincirleme bir reaksiyonla tüm ekosistemi çökertecektir.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Bilimsel çalışmalar böyle hassas sulak alan sistemlerinde su rejimindeki değişikliklerin geri dönüşü çok zor tahribatlara yol açacağını açıkça ortaya koymaktadır.”
“Muğla’nın doğal dokusunu, yanlış su transferleriyle tahrip etmek iklim değişikliğini insan eliyle hızlandırmaktan başka bir şey değildir” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, şu çağrıda bulunuldu:
Sandras suları dahil Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Alanı’ndan su transferine yönelik tüm plan ve projeler derhal iptal edilmelidir.
Su yönetimi; ‘tüm canlıların hakkı’ temelinde, şeffaf, katılımcı ve ekolojik bilimsel verilere dayalı olarak yapılmalıdır.
Bodrum başta olmak üzere kentlerin su sorunu, plansız yapılaşmanın durdurulması, su kayıplarının önlenmesi, tasarruf ve alternatif kaynak yaratma yöntemleriyle çözülmelidir.
Özel Çevre Koruma Alanları’nın statüsü, hiçbir siyasi veya ticari kaygıyla delinmemeli, bilakis güçlendirilmelidir.


DSİ AÇIKLAMA YAPTI: “BÜYÜK MENDERES HAVZASI’NA SU TRANSFERİ, AKKÖPRÜ BARAJI’NDAN YAPILMAYACAKTIR”
DSİ tarafından dün (30 Ocak 2026) yapılan yazılı açıklamada, Dalaman Çayı üzerindeki Akköprü Barajı’ndan Bodrum ve Milas’a içme suyu verilmediği, buna karşın aynı barajdan Aydın’a sulama suyu tahsis edildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirildi.
Büyük Menderes Havzası’nın, yıllık 500 mm yağış ortalamasıyla Türkiye’nin yerüstü su kaynakları açısından kıt havzalarından birisi olduğunun belirtildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Havzada su kullanımının artmış olması, meteorolojik ve hidrolojik kuraklık nedeniyle su potansiyelinin giderek azalması sebebiyle mevcut toprak kaynaklarının daha verimli kullanılabilmesi için Dalaman Çayı’ndan Büyük Menderes Havzası’na su transferi yapılması konusu 90’lı yıllarda Kurumumuz tarafından incelenmiş ve ön fizibilite çalışmaları yapılmıştır.
Büyük Menderes Havzası’na su transferi, haberlerde aktarıldığı gibi Akköprü Barajı’ndan yapılmayacaktır. Söz konusu su transferinin, Akköprü Barajı’nın yaklaşık 50 km akış yukarısında yer alan Yukarı Dalaman Havzası’ndan ve kış döneminde Akköprü Barajı’nda depolanmayıp denize akan suların Büyük Menderes Havzası’na yönlendirilmesi suretiyle yapılması planlanmaktadır.”
“MİLAS VE BODRUM’A İÇME-KULLANMA SUYU TEMİNİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR”
Milas ile Bodrum’a içme ve kullanma suyu teminine yönelik çalışmalar yapıldığı ve yapılmaya devam ettiğinin aktarıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
“Bodrum Yarımadası’na yıllık 13 milyon metreküp su verebilme potansiyeline sahip olan 80 milyon metreküp depolama kapasitesine sahip Bodrum Barajı planlanmıştır. Ancak, Bodrum İçme Suyu Barajı’nın ÇED Olumlu Kararı STK’ların açmış olduğu dava ile Muğla 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Konuyla ilgili yasal süreç devam etmekte olup yasal süreç ve Bodrum Barajı’nın inşaat süreci tamamlanıncaya kadar Kayaderesi Çayı’ndaki suyun Bodrum Yarımadası’na verilmesi için gerekli çalışmalar MUSKİ tarafından başlatılmış ve Kurumumuzca gerekli izinler verilmiştir.”
“Ekinanbarı Desalinasyon (Tuzlu Su Arıtma) Tesisi Projesi”nin onaylandığının belirtildiği açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Ayrıca Aşağı Dalaman Ovası Sulaması Planlaması kapsamında, Yuvarlakçay kaynaklarından sulanan alanların, Akköprü Barajı sulamasına dahil edilmesiyle birlikte Yuvarlakçay sulamalarından boşa çıkacak olan suyun, civar yerleşimlerin içme ve kullanma suyu amacıyla MUSKİ’ye ayrılması önerilmiştir.
MUSKİ tarafından Yuvarlakçay kaynağından Milas ve Bodrum yörelerine içme suyu temini için gerekli çalışmaların yapılması halinde Milas ve Bodrum yöresine ilave içme suyu verilebilecektir.”
Bodrum Belediyesi’nin deniz suyu arıtma projesinin ekolojik ve ekonomik boyutunu Gündem Fethiye muhabiri Songül Karadeniz uzmanlarla konuştu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Her halükarda deniz suyundan çektiğiniz su bu bölgeyi kalıcı olarak tuzlandırır” dedi.
Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Datça Meclisi Gönüllüsü Ayhan Çelik; ters ozmoz sistemini uygulayan ülkelerin bu yöntemi son çare, hatta bazı durumlarda tek çare olarak tercih ettiğinin altını çizdi.
İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz ise “Biz hep ruhsat verdik, imar verdik ondan sonra hadi bakalım şimdi su dedik” ifadesinde bulundu.
GEYİK BARAJI’NIN SUYUNU KİM KULLANIYOR?
Milas Geyik Barajı 1986-1988 yılları arasında Sarıçay üzerinde içme suyu temini için devlet tarafından inşa edilmişti fakat barajdaki su Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından 1986 yılında kurulan Yeniköy Termik Santrali’ne soğutma suyu için tahsis edilmişti.
Santral, 2014’te özelleştirilerek IC İçtaş Enerji ve Limak Enerji ortaklığındaki Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (YK Enerji) tarafından işletilemeye başlanmıştı.
YK Enerji’nin madene dönüştürmek için kesmek istediği Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’deki Akbelen Ormanı çevresinde yaşayan yurttaşların santralin bölgedeki suyu kestiğine yönelik açıklamalarının ardından Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) 2020 yılında bir açıklamada yapmıştı. Açıklamada özelleştirme devri sırasında iki termik santralin yanı sıra liman, madencilik sahaları ile lojman tesisleri ve Geyik Barajı’nın yüzde 75 hakkı ile Dereköy’de önceden Türkiye Elektrik Kurumu’na ait olan muhtelif parseller üzerindeki sondaj kuyularının da YK Enerji’ye devredildiği belirtilmişti.
MUSKİ, bu devire karşı çıkarak su kaynaklarının MUSKİ’ye devredilmesi için hukuki yollara başvurduğunu belirtmiş fakat sonuç alamadığını dile getirmiş ve şunları söylemişti:
“Danıştay 1. Dairesi 3 Ekim 2017 tarih, k.2017/1611 sayılı kararı ile bilirkişi raporundan hareketle Kemerköy ve Yeniköy Termik Santrallerindeki üretim faaliyetinin kapasite düşüklüğü yaşanmadan devamı için taşınmaza Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü’nün daha fazla ihtiyacı olduğu sonucuna vararak MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün devir isteminin reddi kararını kesin olmak üzere vermiştir.”
Su kaynaklarının MUSKİ’ye devredilmemesinin gerekçesi ise kuraklık döneminde termik santralin suya daha çok ihtiyacı olduğu ve su kullanımının kısıtlanabileceği olarak gösterilmişti.
Muğla Büyükşehir Belediyesi 8 Ocak 2024 yılında yaptığı bir açıklamada, Bodrum’daki su ihtiyacının giderilebilmesi için Geyik Barajı’nın Elektrik Üretim Anonim Şirketinden (EÜAŞ) satın alıp buradaki suyun tamamını Bodrum’a aktarmayı planladıklarını açıklamıştı.
Buna karşılık Muğla Su İnisiyatifi (MSİ) Su Tahsisleri Hakkındaki Yönetmeliğin 7’nci maddesinde suyun kullanımında halkın içme ve kullanma suyu ihtiyacını en başa koyulduğunu hatırlatarak Geyik Barajı’nın suyunun termik santrale soğutma suyu olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmişti ve satın almaya itirazını şöyle dile getirmişti:
“Muğla Büyükşehir Belediyesi yaptığı açıklamada Geyik Barajı’nı satın alarak Bodrum’da yaşanan su sıkıntısını çözmek istediğini kamuoyu ile paylaşmıştır. Peki kimin parası ile? Elbette ki Muğlalıların… Suyun on yıllardır bölge halkını susuzluğa mahkûm ederek hukuksuzca çalıştırılan termik santrallere peşkeş çekilmesine ses çıkarmayan BŞB Yönetimi davacı olmak yerine adaletsizlik kervanına katılarak bizlere yeni bir bedel ödetmeye hazırlanıyor. MSİ olarak Muğla BŞB yönetimine sesleniyoruz: Su yaşam hakkımızdır, ticaret konusu olamaz. Geyik Barajı zaten kamunundur ve daha fazla bedel ödemek istemiyoruz. Paramızın nereye harcanacağına biz karar veririz, halk adına böyle bir kirli ticarete girmenize onay vermiyoruz!”
Büyükşehir ise 17 Ocak 2024 tarihinde yaptığı bir başka açıklamada, “Bodrum’un su sorununun ortadan kalkması için kısa vadede başka yolumuz bulunmamaktadır” açıklaması yapmış ve Geyik Barajı’nın su kullanımına dair şu rakamları paylaşmıştı:
“MUSKİ ekipleri tarafından yapılan araştırmalara göre Bodrum’un yıllık su ihtiyacı 44,41 milyon metreküp olarak hesaplanırken Yarımada’ya Geyik, Mumcular barajları, Çamköy ve çeşitli bölgelerdeki yeraltı su kaynakları dahil toplam yıllık 29,50 milyon metreküp su sağlanıyor. Bu şekilde Bodrum’un su ihtiyacının sadece yüzde 66’sı karşılanabiliyor ve 14,92 milyon metreküp su açığı bulunuyor.”
Aynı açıklamada Geyik Barajı’ndan Yeniköy Kemerköy Termik Santrali’ne ise yıllık yaklaşık olarak 14 milyon metreküp suyun soğutma suyu olarak verildiği belirtilmişti.
YURTTAŞLARDAN BARAJLARDAKİ SUYUN TERMİK SANTRALLERE SOĞUTMA SUYU OLARAK VERİLMESİNE KARŞI DAVA
MSİ, yönetmeliklere aykırı biçimde Devlet Su İşleri’nin Yeniköy ve Yatağan termik santrallerine yaptığı su tahsisine karsı 5 Şubat 2024 tarihinde dava açmıştı.
Yurttaşların açtığı davada, özellikle Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşanan susuzluk sorununun temel nedeni olarak Geyik Barajı’ndan Yeniköy Termik Santrali’ne ve Dipsiz’in yeraltı sularının Yatağan Termik Santrali’ne soğutma suyu olarak kullanılmak üzere tahsis edilmesi gösterilmişti.
MUSKİ yönetimi, Danıştay 10. Dairesi’nde görülen davaya 17 Eylül 2024 tarihinde dilekçe vererek müdahil olduğunu açıklamıştı.
YÖNETMELİK NE SÖYLÜYOR?
Su Tahsisleri Hakkındaki Yönetmeliği’ne göre suyun kullanımında öncelik sıralaması yapılıyor. İlgili madde şu şeklide:
MADDE 7 – (1) Suyun miktarı, kalitesi, havzanın özelliği, zorunlu ihtiyaçlar ve şartlar başka türlü bir çözüm yolu gerektirmedikçe, su kaynaklarının kullanım amaçlarında aşağıdaki öncelik sırası uygulanır:
a) İçme ve kullanma suyu ihtiyacı.
b) Çevresel su ihtiyacı.
c) Tarımsal sulama ve su ürünleri yetiştiriciliği.
ç) Enerji üretimi ve sınai su ihtiyaçları.
d) Ticari, turizm, rekreasyon, madencilik, taşıma, ulaşım ile sair su ihtiyaçları.
(2) Su kaynağının yeterli olması halinde, havza planları çerçevesinde kaynağın birden fazla amaçla kullanımına öncelik sırası gözetilerek izin verilebilir.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!













