Akdeniz Koruma Derneği tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Yönetim Kurulu Üyesi Caner Bayrak, Marmaris Karacasöğüt’te MUÇEV tarafından yapılmak istenen marina kapasite artırım projesine ilişkin olumlu rapor vermediklerini söyledi.
Akdeniz Koruma Derneği, bugün (16 Şubat) saat 14.00’de Fethiye’de bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlendi.
Akdeniz Koruma Derneği Proje Yöneticisi Işıl Arslan, Derneğin Fethiye-Göcek bölgesinde yürüttüğü ve planladığı çalışmalara ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Sunumun ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde Arslan ve Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Caner Bayrak, Gündem Fethiye’den Burak Necip Başar’ın sorularına yanıt verdi.


Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm Ticaret Anonim Şirketi (MUÇEV) tarafından Marmaris Karacasöğüt’teki yat limanı projesi ile ilgili Akdeniz Koruma Derneği tarafından olumlu rapor verildiği yönündeki iddialara ilişkin soruya yanıt veren Caner Bayrak, “Karacasöğüt’teki proje ile alakalı Akdeniz Koruma Derneği’nin ya da Akdeniz Koruma Vakfı’nın herhangi bir kurum veya kişiye sunmuş olduğu bir rapor yok” dedi.
KARACASÖĞÜT’TE NELER OLMUŞTU?
Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Karacasöğüt Koyu’nda “Tekne Bağlama İskelesi Kapasite Artırımı Projesi” yapmak isteyen Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm Ticaret Anonim Şirketi (MUÇEV), 16 Ekim 2023’te inşaat faaliyetlerine başlamaya çalışmıştı.
Proje için verilen Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davanın henüz sonuçlanmamışken ve bölgenin 15 Haziran 2023’te 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edilerek inşaai faaliyetin yasaklanmasına rağmen çalışmaların başlatılmak istenmesine, Marmarisli yurttaşlar tepki göstermişti.
Hukuki sürecin sonunda ise Mahkeme, ÇED olumlu kararını iptal etmiş, Danıştay da bu kararı onamıştı. Bunun üzerine MUÇEV adını “Kıyı Yönetimi ve Çevre Koruma” olarak değiştirdikten sonra aynı projenin ÇED sürecini başlatmıştı.
“ARKEOLOJİK SİT OLDUĞUNU DOĞRULAMAYA GELEN EKİP, BİZİM BOTUMUZU KULLANARAK DALIŞLARI YAPTI”
Uzun süredir Karacasöğüt’te çalıştıklarını belirten Bayrak, şu ifadelere yer verdi:
“Hatta şöyle söyleyebilirim; arkeolojik sit olduğunu doğrulamaya gelen ekip, bizim botumuzu kullanarak dalışları yaptı. Her türlü desteği de vermeye hazırız, o noktada.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Arslan ise “Karacasöğüt zaten bizim kapalı alanlarımızdan bir tanesi ve aktif devriye sistemlerimizi yürüttüğümüz bir yer” diye konuştu.
Karacasöğüt’te yerleşkeleri olduğunu vurgulayan Bayrak, şöyle devam etti:
“Daha önce Okluk Koyu’nda bir yerleşkemiz vardı. Cumhurbaşkanlığı köşkü yapıldıktan sonra Karacasöğüt’e yerleştik ve yaklaşık sekiz – dokuz yıldır hep oradayız. Oradaki yerel paydaşlarımızla da çalışıyoruz. Olumlu bir raporumuz, marina yapılmasını kolaylaştırıcı duruşumuz yok.”
“BUGÜNE KADAR TARAFIMIZA OLUMSUZ YAPILMIŞ BİR DÖNÜŞ YOK”
Bununla birlikte doğa koruma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, uzmanlar ve doğa korumacılar Akdeniz Koruma Derneği hakkında etik dışı faaliyetler gösterdiği gerekçesiyle bir deklarasyon yayımlamıştı. Deklarasyon hakkındaki soruya yanıt veren Bayrak, şunları söyledi:
“Bizim yaptığımız bütün çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının izni, takibi ve onayı doğrultusunda yapılıyor. Orada yazan bazı başlıklarla ilgili kamu kurumlarına da giden şikayetler oldu. Kamu kurumları geldiler, arazide yaptığımız çalışmaları gözlemlediler. Raporlarını yazdılar ve bugüne kadar tarafımıza olumsuz yapılmış bir dönüş yok. Yaptığımız bütün çalışmaları, bilimsel referanslarla yapıyoruz, bunları uluslararası çalışmalarla destekliyoruz.”
“TUI ÇALIŞTIĞIMIZ PARTNERLERDEN BİR TANESİ ÇÜNKÜ BİNLERCE TURİST GETİRİYOR BURAYA”
Başar’ın yönlendirdiği bir diğer soru ise Derneğin çeşitli şirketlerle birlikte yürüttüğü projeler ve bu projeler dolayısıyla yeşil boyama (greenwashing) yapıldığı yönündeki eleştiriler oldu. Derneğin Fethiye Sümbeki Burnu’ndaki doğa tahribatı ile adı geçen TUI ile yürüttüğü projeye ilişkin soruya Bayrak, şu ifadelere yer verdi:
“Hiçbir partnerimizi, çalışma yaptığımız hiçbir kurumu reddetmiyoruz. Biraz daha onları dönüştürmeye, değiştirmeye çalışıyoruz. Çünkü bu işin ekonomik bir tarafı var. Sahada çalışan birçok firma var, bunlar bu işleri yapıyorlar ama bizim dönüştürmemiz, farkındalık yaratmamız gerekiyor.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
TUI çalıştığımız partnerlerden bir tanesi çünkü binlerce turist getiriyor buraya.”
“DONÖRÜMÜZ; ÇEVRESEL, SOSYAL BİRÇOK PROJESİ OLAN BİR VAKIF, TUI OTELLERİ DEĞİL”
Arslan ise TUI Care Foundation’ın donörleri olduğuna dikkat çekti ve şunları söyledi:
“Bu arada TUI değil TUI Care Foundation, Hollanda merkezli bir vakıf donörümüz. Çevresel, sosyal birçok projesi olan bir vakıf, TUI otelleri değil.”


“BU FONLARI ALIP HERHANGİ BİR TUI OTELİNİ SAVUNMAK GİBİ BİR DERDİMİZ YOK”
Fon ile ilgili bilgi veren Bayrak, şu şekilde devam etti:
“Onların bizlere aktardıkları fonlar, buraya gelen müşterilerinden ‘Böyle bir alana gidiyorsunuz. Burası özel bir bölge. Bunun için şu kadar destek vermek istemez misiniz?’ denildiğinde işaretlenen kutucuktan gelen fonlar. Bunu sadece Türkiye’de Akdeniz Koruma Derneği değil, yerelde çalışan birçok STK bu fonlardan yararlanıyor. Bu fonları alıp herhangi bir TUI otelini savunmak gibi bir derdimiz yok. Bizim yaptığımız, bilimsel çalışmalar.”
Farkındalık ve davranış değişimini hedeflediklerinin altını çizen Arslan, şu ifadelere yer verdi:
“Oradaki hedefimiz turizm sektöründe bir davranış değişikliği ve farkındalık geliştirmek. Yani ‘Denizel koruma nedir?’ Bunun en azından otel çalışanlarına aktarılması, otel çalışanları yoluyla çocuklarla oyun atölyeleri düzenliyoruz, Akdeniz’i korumak üzerine ve Akdeniz’i tanımak üzerine.
Turizm bölgenin gerçeği ve bu gerçekle bir davranış değişikliği, bir farkındalık boyutunda yer alan çalışmalarımız var.”
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!







