Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi (YK Enerji) tarafından işletilen Yeniköy Termik Santrali’ne kaynak olacak linyit kömürünün çıkarılması için 10 Ocak 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırıldı.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kamulaştırılacak alanların değerlerinin tespit edilmesi ve el koyulması için 30 Mart’ta Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden dava kapsamında, acele kamulaştırma kararı verilen parsellerde keşif yapılmaya başlandı.
Keşfe karşı çıkan İkizköylü Esra Işık 30 Mart’ta 23.50 sıralarında gözaltına aldı ve ertesi gün (31 Mart) tutuklandı. Işık’ın tutuklandığı gün ailesinin parselinde keşif yapıldı. Öte yandan Esra Işık 6 Nisan’da “güvenlik” gerekçesiyle İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!
Yurttaşların keşif sürecine karşı başlattığı nöbet bugün (12 Nisan) devam etti. Bugün nöbet alanını Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Coşkun Üsterci ile 10 Nisan’da Esra Işık’ın cezaevinde ziyaret eden Ege Bölgesi Dayanışma ve İşbirliği Grubu üyeleri Av. Beydağ Tıraş Öneri ve Av. Nehir Bilece ziyaret etti.
“BELKİ 70 YIL ACI ÇEKMİŞ GİBİ ACI ÇEKTİK BU KÖYDE”
Burada İkizköy Muhtarı Nejla Işık ve Coşkun Üsterci açıklamalarda bulundu.
“Bütün kötülüklere inat dimdik ayaktayız ve buradayız” ifadeleriyle sözlerine başlayan Nejla Işık, yedi yıldır devam eden direnişe dikkat çekerek “Belki 70 yıl acı çekmiş gibi acı çektik bu köyde. Baskı gördük, zulüm gördük, haksızlık gördük, gösterilmeye devam ediyor biz köylülere” dedi.
“VATANIMIZ İÇİN KIRILIRIZ AMA EĞİLMEYİZ”
Esra Işık’ın 13 gündür tutuklu olduğunu hatırlatan Işık, şöyle devam etti: “Acele kamulaştırmayla bütün köylerimizde keşifler yapıldı ve sırf kızım bu keşiflere engel olduğu bahanesiyle 13 gündür evladımız ailesinden, köyünden, köylülerinden ayrı; İzmir Cezaevi’nde tutuklu. O orada dimdik duruyor, biz de burada onunla gurur duyuyoruz ve biz de burada dimdik duruyoruz. Köylerimiz için, topraklarımız için, vatanımız için kırılırız ama eğilmeyiz diyoruz. Sonuna kadar mücadeleye devam ediyoruz.”
İkizköylülerin topraklarından başka gidecek yerleri olmadığını ifade eden Işık, şunları söyledi: “Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere yedi yıldır bunu anlatıyoruz, haykırıyoruz. Bu güzelim cennet vatanımızı, köyümüzü bir avuç şirkete teslim etmeyeceğiz diyoruz. Kömür uğruna feda etmeyin diyoruz. O yüzden burada bizim bu saatten sonra kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.”


“BU TARLALAR BİZİM HEM GEÇMİŞİMİZ, HEM GELECEĞİMİZ”
Acele kamulaştırma kararı sonrası keşiflerin yapıldığı tarlaların köylülerin geçmişi ve geleceği olduğunu söyleyen Işık, şöyle devam etti: “Her birimize parmak sallayarak yapılan keşifler, gerçeği yansıtmaz. Onların orada gerçekten sadece zeytinli tarla dediği tarla bizim ömrümüz, benim kızımın dediği gibi. Bu tarlalar bizim hem geçmişimiz, hem geleceğimiz. O yüzden bu mücadele ekmek gibi, su gibi onurlu bir mücadele diyoruz yıllardır ve hala buradayız. Vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz.”
“ASLA TESLİM OLMAK YOK”
Tüm yurttaşları İkizköylülerle dayanışmaya çağıran Işık, şu ifadelere yer verdi:
“Tüm Milas’tan, Muğla’dan, Bodrum’dan ve Türkiye’den bizleri, köylüleri bu şanlı onurlu destansı mücadeleyi yalnız bırakmamalarını istiyoruz. Tek ricamız, tek isteğimiz bu. Milas, Muğla, Türkiye bir şirketten büyüktür. Biz buradayız, yıkılmadık, ayaktayız.
Kızım Esra ışık özgürlüğüne kavuşuncaya kadar ve bu topraklarımız, köylerimiz madenin pençesinden kurtuluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Kaybedeceksek de onurumuzu da kaybedeceğiz. Asla teslim olmak yok.”
İkizköylülerin direnişine destek olmak ve onlarla dayanışmak için geldiklerini söyleyen Coşkun Üsterci, Ege Bölgesi Dayanışma ve İşbirliği Grubu üyelerinin Esra Işık’ın cezaevinde ziyaret etmesine değinerek “Onun selamlarını direniş arkadaşlarına, mücadele arkadaşlarına, ailesine iletmek üzere geldik” dedi.


“HERKESE CEVAP OLABİLECEK BİR ONURLU DİRENİŞ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”
Akbelen direnişinin ilham verici bir mücadele olduğunu söyleyen Üsterci, şu ifadeleri kullandı:
“Uzun zamandır sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada keyfiliğin, belirsizliğin, adaletsizliğin, hukuksuzluğun, insan haklarına olan saygının yok edildiği bir dönem yaşıyoruz. Özellikle kar hırsıyla hareket eden şirketler, hem bu ülkede hem dünyada doymak bilmez bir şekilde hakları ve özgürlükleri yok sayarak kendi çıkarları için hareket ediyorlar. Bir örneğini de burada yaşıyoruz. Buna karşı gerçekten nasıl bir yol diye soru soran herkese cevap olabilecek bir onurlu direniş gerçekleştiriliyor.”
Akbelen direnişinin bir varoluş ve yaşam mücadelesi olduğuna dikkat çeken Üsterci, “Bu yaşam mücadelesinin, bu hayat mücadelesinin yanındayız. Sonuna kadar bu direnişin destekçisiyiz. Biz de bunun bir parçası olmaya çalışıyoruz; gücümüz, olanaklarımız ölçüsünde” dedi.
Sen de Gündem Fethiye'ye abone ol, gerçeğin yanında ol!

